Çocukluk çağı travmalarının beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerde ilişki bağımlılığı ve koşullu öz değer algısıyla ilişkilerinin incelenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu araştırmada, çocukluk çağı travmalarının beliren yetişkinlik dönemindeki bireylerde ilişki bağımlılığı ve koşullu öz-değer algısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma, erken dönem travmatik yaşantıların yetişkinlikteki ilişkisel örüntüler ve benlik değerinin koşullu biçimleri üzerindeki rolünü anlamaya yönelik olarak yürütülmüştür. Araştırmada, değişkenler arasındaki yönlü ilişkileri değerlendirmek amacıyla ilişkisel tarama modellerinden yordayıcı korelasyonel araştırma modeli kullanılmıştır. Çocukluk çağı travmaları bağımsız değişken, ilişki bağımlılığı aracı değişken ve koşullu öz-değer bağımlı değişken olarak ele alınmış; aracılık etkisi Hayes'in (2018) PROCESS yaklaşımı ile test edilmiştir. Araştırmanın örneklemini, Türkiye'de ikamet eden ve 18–29 yaş aralığında bulunan toplam 344 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler, Haziran–Eylül 2025 tarihleri arasında Google Forms aracılığıyla çevrim içi olarak toplanmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 23.18 (SS = 3.43) olup, %66.6'sı kadın ve %33.4'ü erkektir. Örneklem; eğitim düzeyi, aile yapısı, ebeveyn eğitim durumu ve gelir düzeyi açısından çeşitlilik göstermektedir. Veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-33), Spann-Fischer İlişki Bağımlılığı Ölçeği (SFİBÖ) ve Koşullu Öz-Değer Ölçeği (KÖDÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın yürütülmesi için İstanbul Gelişim Üniversitesi Etik Kurulu'ndan 30.05.2025 tarih ve 2025-11-26 sayılı etik onay alınmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 27 programı ile analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra değişkenler arasındaki doğrusal ilişkileri belirlemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Aracılık etkisini değerlendirmek amacıyla regresyon temelli aracılık analizi yapılmış ve bootstrap yöntemi kullanılarak dolaylı etkilerin anlamlılığı incelenmiştir. Ayrıca ölçek puanlarının demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere bağımsız örneklem t-testi, Welch t-testi, Kruskal-Wallis H testi ve Dunn-Bonferroni post-hoc analizleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi .05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulguları, çocukluk çağı travmaları ile ilişki bağımlılığı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. Travma düzeyi arttıkça bireylerin ilişkilerde bağımlılık eğilimi yükselmektedir. İlişki bağımlılığının koşullu öz-değer üzerinde anlamlı bir yordayıcı olduğu ve bireyin öz-değerini dışsal onaya dayandırma eğilimini artırdığı belirlenmiştir. Yapılan aracılık analizi sonucunda, çocukluk çağı travmalarının koşullu öz-değer üzerindeki etkisinde ilişki bağımlılığının kısmi aracılık rolü bulunduğu tespit edilmiştir. Bu bulgular, erken dönem olumsuz yaşantıların sadece psikolojik iyi oluş üzerinde değil, bireyin yetişkinlik dönemindeki ilişkisel işlevsellik ve benlik yapılanması üzerinde de etkili olduğunu göstermektedir. Elde edilen sonuçlar, çocukluk çağı travmalarının yetişkinlikteki ilişkisel davranış örüntülerini ve öz-değer süreçlerini doğrudan ve dolaylı yollarla etkileyen temel değişkenlerden biri olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma psikoterapi uygulamalarında travma temelli değerlendirme süreçlerinin önemine işaret etmekte, özellikle beliren yetişkinlik dönemine yönelik klinik müdahalelerde ilişki bağımlılığı ve koşullu öz-değer temalarının birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir.
This study examines the effects of childhood traumas on relationship dependency and contingent self-worth among individuals in the emerging adulthood period. The research was conducted to clarify how early adverse experiences shape relational patterns and conditional self-worth structures in adulthood. A predictive correlational research design was adopted. Childhood trauma served as the independent variable, relationship dependency as the mediator, and contingent self-worth as the dependent variable. The mediation effect was tested through Hayes' (2018) PROCESS method. The sample consisted of 344 participants aged 18 to 29 residing in Türkiye, who voluntarily participated in the online survey distributed via Google Forms between June and September 2025. The mean age was 23.18 (SD = 3.43), with 66.6% female and 33.4% male participants. Sociodemographic diversity was present in terms of education level, family structure, parental education, income status, and romantic relationship status. Data were collected using the Demographic Information Form, the Childhood Trauma Questionnaire (CTQ-33), the Spann-Fischer Codependency Scale (SFCDS), and the Contingencies of Self-Worth Scale (CSWS). Ethical approval was obtained from the Istanbul Gelisim University Ethics Committee (Decision No: 2025-11-26, dated 30.05.2025). Statistical analyses were conducted using IBM SPSS Statistics 27. Descriptive statistics were presented, and Pearson correlation analysis was used to examine linear relationships among variables. Mediation analysis was carried out using a regression-based approach with bootstrapping at 95% confidence intervals. Independent samples t-test, Welch's t-test, Kruskal–Wallis H test, and Dunn–Bonferroni post-hoc procedures were applied to assess differences across demographic groups. The significance level was set at.05. The findings revealed a significant positive association between childhood trauma and relationship dependency. Higher trauma levels were associated with greater dependent relational behaviors. Relationship dependency significantly predicted contingent self-worth, indicating an increased tendency to base self-worth on external approval. Mediation analysis demonstrated that relationship dependency plays a partial mediating role in the association between childhood trauma and contingent self-worth. These results suggest that early adverse experiences influence not only psychological well-being but also relational functioning and self-worth mechanisms in adulthood. This research contributes to the current literature by highlighting the lasting impact of childhood traumas on relational dynamics and contingent self-worth during emerging adulthood. The findings underscore the importance of trauma-informed psychological interventions and emphasize the necessity of addressing relationship dependency and contingent self-worth together in clinical practice with young adults.










