İstanbul Gelişim Üniversitesi Kurumsal Açık Erişim Arşivi

DSpace@Gelişim, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.



Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Öğe ,
    [SDG 13]: Istanbul Gelisim University Climate Action Report: 2025
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi / Istanbul Gelisim University, 2026) İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörlüğü
    SDG 13: CLIMATE ACTION SDG 13 Climate Action, one of the Sustainable Development Goals (SDGs), provides a global framework for mitigating the adverse impacts of climate change, strengthening resilience to climate disasters, and accelerating the transition to a low-carbon future. Climate change is a global crisis that directly impacts ecosystems, economic activity, health conditions, and the wellbeing of societies. Universities are crucial stakeholders in combating climate change through the production of scientific knowledge, the development of sustainable energy solutions, policy recommendations, public awareness campaigns, and educational activities. In this context, SDG 13 is not only an environmental goal but also a global responsibility requiring urgent action, impacting the achievement of all SDGs.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    [SDG 7]: Istanbul Gelisim University Affordable and Clean Energy Report: 2025
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi / Istanbul Gelisim University, 2026) İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektörlüğü
    ISTANBUL GELISIM UNIVERSITY AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY REPORT 2025 SDG 7: AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Energy is one of the fundamental areas that brings together the economic, environmental, and social dimensions of sustainable development. While ensuring access to reliable and modern energy services is essential for sustaining economic activities and improving quality of life, reducing the environmental impacts of energy production and consumption is also a key component of the sustainability agenda. Sustainable Development Goal 7 (SDG 7), one of the United Nations Sustainable Development Goals (SDGs), addresses these requirements through a holistic approach and aims to ensure access to affordable, reliable, sustainable, and modern energy for all. In line with the targets of SDG 7, transforming energy systems towards greater sustainability is closely associated with increasing the use of renewable energy sources, improving energy efficiency, and strengthening energy infrastructure. This transformation also contributes to the more efficient use of energy resources, the reduction of environmental pressures, and the promotion of sustainable production and consumption patterns.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Sosyal Medya Haberlerinde Teyit Trendi: Grok, Bu Doğru mu?
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2026) Akbayır, Mustafa; Akbayır, Aslıhan
    Amaç: Son yıllarda gazetecilik çalışmaları alanında rağbet gören önemli bir konu başlığı sosyal medya haberciliğidir. Bu çalışma hakikat ötesi çağda sosyal medya haberlerinde kullanılan teyit mekanizmalarını mercek altına almaktadır. Konu özelinde X platformunun kullanıma sunduğu yapay zekâ aracı Grok’un kullanıcılar tarafından bir haber teyit mekanizması olarak tercih edildiği varsayımı üzerinde durulmaktadır. Bu varsayımın sınanabilmesi önemli görülmektedir. X platformunda yer alan Grok’un haber teyit mekanizması olarak kullanıcılar tarafından tercih edilip edilmediğinin irdelenmesi, yapay zekâ destekli araçların gazetecilik pratiklerindeki işlevini anlayabilme açısından gereklidir. Yöntem: Çalışmada, Grok isimli yapay zekâ uygulamasının sunduğu teyit mekanizmasına yönelik ayrıntılı bir yol haritası sunulmaktadır. Bu yol haritasının detaylı olarak çizilebilmesi adına yararlanılan metodolojik yaklaşım nitel içerik analizi yöntemidir. Çalışmanın güncelliğini koruyabilmesi adına 13-14 ve 15-16 Nisan 2025 tarih gruplarında paylaşılan içerikler 24 saat döngüsü ile sınırlandırılmıştır. X platformunda paylaşılan, “Grok, bu doğru mu?” soruları mercek altına alınmıştır. Ayrıca söz konusu varsayımın detaylı olarak sınanabilmesi adına 16-17 Nisan 2025 tarihli sosyal medya haber döngüsü içerisinde Sözcü gazetesi ve İbrahim Haskoloğlu isimli fenomen gazetecinin Grok tarafından doğrulanan haberleri de analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışma sonucunda yapay zekâ uygulaması Grok’un haber tüketicileri tarafından bir haber teyit mekanizması olarak sıklıkla tercih edildiği saptanmıştır. Sonuçlar: Nicel tercihe rağmen haber teyit süreçlerinde yapay zekâ uygulamasının niteliksel başarıya tam olarak ulaşamadığı gözlenmiştir. Buradaki niteliksel başarı, Grok’un sağladığı yanıtların doğruluğu, bağlamsal derinliği, kullanıcıların ihtiyaçlarına uygunluğu ve karmaşık haber içeriklerinin teyit edilmesindeki etkinliği olarak tanımlanmaktadır. Grok’un nicel olarak yüksek bir kullanım oranına sahip olmasına karşılık niteliksel olarak haber teyit süreçlerinde kullanıcıların bağlamsal ve derinlemesine teyit beklentilerini tam anlamıyla karşılayamadığı gözlenmiştir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Stratejik Yönetimde Paradigma Değişimi: Yapay Zekânın Yükselişi
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2026) Savaşkan, Elif
    Amaç: Bu çalışmanın amacı, yapay zekânın stratejik yönetim alanında bir paradigma değişimini tetiklediğini geleneksel yaklaşımlarının yapay zekanın etkisiyle nasıl yeniden şekillendiğini tartışmakta olup stratejik yönetimde yapay zekâ temelli köklü bir değişime kapsamlı bir çerçevede sunmaktadır. Yöntem: Bu çalışmada çoklu vaka analizi yönetimi kullanılmıştır. Çalışma, yapay zekânın sektörel düzeyde stratejik etkilerini hem teorik hem de pratik açıdan incelemektedir. Araştırmanın evreni yapay zekâ teknolojilerini uygulayan farklı sektörlerde faaliyet gösteren uluslararası işletmelerdir. Araştırmanın örneklemi ise belirtilen evrenden ilgili sektörlerde faaliyet gösteren 8 işletmeden oluşmaktadır. Bulgular: İşletmelerde yapay zekâ kullanımının stratejik yönetimin geleneksel anlayışını zorlayan bir dönüşüme evrildiği görülmektedir. Yapay zekânın stratejik yönetim üzerindeki etkileri sektörel olarak işletmeler açısından farklılık göstermektedir. Yapay zekanın yükselişi stratejik yönetim anlayışını daha dinamik ve sürekli öğrenen bir yapıya dönüştürmekte olup bu durum yöneticiler ve işletmeler için karar verme süreçlerinde doğruluk, hız ve esneklik açısından avantaj sağlamaktadır. Sonuç: Bu çalışma, yapay zekanın gelişimi karşısında işletmelerin geleneksel stratejik yönetim yaklaşımlarının nasıl yeniden konumlandırıldığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla stratejik yönetimde yapay zekâ temelli yeni bir paradigmanın inşasına yönelik yol göstermektedir. Bu araştırmanın özgün yanı ise stratejik yönetime ilişkin çoğunlukla kuramsal düzeyde ele alınan yapay zekânın vaka analizi örnekleriyle somutlaştırmasıdır.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    COVID-19 Sonrası Kamu Hastanelerinde Memnuniyet Algıları: Hasta ve Çalışan Perspektifli Paydaş Temelli Bir Analiz
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2026) Sakur, Reşat; Aralan, Tuba
    Amaç: Çalışma, COVID-19 sonrası dönemde Türkiye’de kamu hastanelerinde hizmet alan hastalar ile sağlık çalışanlarının memnuniyet düzeylerini incelemeyi ve bu düzeylerin demografik ile yapısal değişkenlerle ilişkisini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Paydaş Teorisi çerçevesinde benimsenen çok aktörlü yaklaşımla hasta ve çalışan deneyimlerinin değerlendirilerek, sağlık hizmeti kalitesine ilişkin bütüncül çıkarımlar sunulması hedeflenmektedir. Yöntem: Çalışma, Şırnak ilinde faaliyet gösteren iki kamu hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Veriler, kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 400 hasta ve 240 sağlık çalışanı olmak üzere iki örneklem grubundan elde edilmiştir. Veriler, geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış hasta memnuniyeti ölçeği ve çalışan memnuniyeti anket formu kullanılarak yüz yüze görüşme yoluyla toplanmıştır. Ölçeklerin iç tutarlılığı Cronbach’s Alpha katsayısı ile test edilmiş ve yapı geçerliliği Keşfedici Faktör Analizi ile değerlendirilmiştir. Gruplar arası farklılıkların analizi için ise Bağımsız Örneklemler t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi testi ve Welch testleri uygulanmıştır. Bulgular: Faktör analizi sonucunda, Hasta Memnuniyeti Ölçeği’nin dokuz faktörlü bir yapı, Çalışan Memnuniyeti Ölçeği’nin ise dört faktörlü bir yapı sergilediği tespit edilmiştir. Hasta memnuniyeti düzeylerinde cinsiyet, eğitim, sosyal güvence türü ve son üç aydaki başvuru sayısı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlemlenmiştir. Kadın hastaların temizlik hizmetleri ile gece/ hafta sonu ve acil hizmetlere ilişkin memnuniyet düzeyleri erkeklerden daha düşük bulunmuş; eğitim düzeyine göre farklılık yalnızca temizlik hizmetlerinde (okuryazar ile ilköğretim ve ilköğretim ile lise mezunları arasında) saptanmıştır. Ayrıca, son üç ayda hastaneye 4 ve daha fazla kez başvuran hastaların hemşire ve doktor bakımına ilişkin memnuniyet düzeylerinin 2 kez başvuranlardan anlamlı düzeyde düşük olduğu bulunmuştur. Çalışan memnuniyeti bağlamında ise, erkek çalışanların tüm alt boyutlarda kadın çalışanlara kıyasla anlamlı ölçüde daha yüksek memnuniyet düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Buna ek olarak, dahiliye biriminde görev yapan personelin kurumsal destek ve imkânlar boyutundaki memnuniyet düzeyinin diğer birimlerde çalışanlardan düşük olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışma, kamu hastanelerinde hizmet kalitesinin yalnızca biyomedikal çıktılarla değil, hasta ve çalışan deneyimlerinin bütüncül etkileşimiyle sağlanabileceğini; paydaş odaklı yönetişimin temel stratejik gereklilik olduğunu ortaya koymaktadır.