İstanbul Gelişim Üniversitesi Kurumsal Açık Erişim Arşivi

DSpace@Gelişim, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.



Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Öğe ,
    Yeşil mi, Kirli mi?: İthal Ürünlerin Sürdürülebilirlik İmajı Üzerine Bir Tüketici Yolculuğu
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Türk, Bahar
    Amaç: Sürdürülebilirlik odaklı tüketim pratiklerinin yaygınlaştığı günümüzde, tüketicilerin ithal ürünlere yönelik algı, tutum ve risk algılarını etkileyen çevresel faktörler önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, “çevresel ithalat yanlılığı” ve “kirlilik cenneti hipotezi” çerçevesinde tüketicilerin ithal ürünlere yönelik tutumlarının ve algıladıkları risklerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmada, her iki kuramsal çerçeveye dayalı yapısal eşitlik modelleri oluşturulmuş ve analizler AMOS programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çevresel ithalat yanlılığının, ithal ürünlere yönelik tutum üzerinde anlamlı etkisi olduğu ve risk algısı boyutlarından sadece zaman riski boyutu üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Tutumun ise tüm risk boyutları üzerinde anlamlı etkisi tespit edilmiştir. Kirlilik cenneti algısının tutum üzerinde etkisi gözlenmezken, finansal risk dışındaki tüm risk boyutları üzerinde anlamlı etkisi olduğu görülmüştür. Bu modelde de tutumun tüm risk algısı boyutları üzerinde anlamlı etkisi vardır. Sonuç: Tüketici kararları, yalnızca ürün özelliklerinden değil, ürünün menşe ülkesine dair çevresel algılardan da etkilenmektedir. Bu bağlamda, yerli üreticilerin çevresel duyarlılıklarını kamuoyuna daha etkin biçimde yansıtmaları, çevre dostu ürün algısının sadece ithal ürünlerle sınırlı kalmasını önleyebilir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Sürdürülebilirlikte Farkındalığın Önemi: Üniversite Öğrencileri Üzerine Bir İnceleme
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Elik Demirci, Hülya; Bozkurt, Öznur
    Amaç: Sürdürülebilirlik, günümüzün en önemli konularından biri olarak hem bireylerin hem de toplumların geleceğe dair sorumluluklarını belirleyen bir kavramdır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine dayalı bir toplum inşa etmek, sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği de içerir. Bu çalışmada, sürdürülebilirlik farkındalığının önemi göz önünde bulundurularak, üniversite öğrencilerinin bu konudaki bilinç düzeyleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin sürdürülebilirlik farkındalığını incelemektir. Yöntem: Araştırma, geleceğin girişimcileri, çalışanları ve hem topluma hem de ekonomiye yön verecek nesil olmaları nedeniyle üniversite öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem yöntemi olarak kolayda örnekleme kullanılmış ve çalışma, bir devlet üniversitesinde gerçekleştirilmiştir. Toplam 470 kişiden yüz yüze anketlerle veri toplanmıştır. Araştırmada, sürdürülebilirlik farkındalığı bilgi, çevresel farkındalık ve davranış olmak üzere üç boyutta ele alınmıştır. Verilerin analizi, SPSS27 programı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin sürdürülebilirlik farkındalığına sahip oldukları, özellikle davranış boyutunda diğer boyutlara göre daha düşük bir eğilim gösterdikleri görülmüştür. Demografik özelliklere göre de sürdürülebilirlik farkındalığı farklılık göstermektedir. Sonuç: Katılımcıların eylemlerinin çevresel etkilerine yönelik bilgi düzeylerinin yüksek olması, aynı derecede bunu davranışa dökecekleri anlamını taşımamaktadır. Biliş ve davranış arasında tam bir uyum söz konusu olmamaktadır. Ayrıca demografik özelliklere göre de sürdürülebilirlik farkındalığı farklılık göstermektedir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    İçerik Analizi ile Hızlı Moda Sektöründe Sürdürülebilirlik Eğilimlerinin Belirlenmesi
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Başar, Ülker; Doğruel, Merve
    Amaç: Araştırmanın temel amacı, Türkiye hızlı moda sektöründe faaliyet gösteren firmalar tarafından yayımlanan sürdürülebilirlik raporlarının sistematik bir şekilde incelenmesi yoluyla, sektördeki sürdürülebilirlik uygulamalarına ilişkin güncel eğilimlerin belirlenmesidir. Yöntem: Çalışmada, Türkiye Kamu Aydınlatma Platformu›nun Yıldız Pazar segmentinde faaliyet gösteren hızlı moda markalarının 2023 yılında yayımladıkları sürdürülebilirlik raporları baz alınmıştır. Bu raporlar İçerik Analizi yöntemiyle incelenmiş ve bu raporlardaki sürdürülebilirlik eğilimleri sistematik olarak sunulmuştur. Bulgular: Çalışmada içerik analizi yöntemiyle Koton, Mavi ve Sun Tekstil’in 2023 yılına ait sürdürülebilirlik raporları değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda 110 anahtar kelime ile toplam 1636 adet tematik kod belirlenmiştir. Bu kodların %58,4’ü çevresel, %31,4’ü yönetişimsel ve %10,1’i sosyal temalarda yoğunlaşmıştır. Şirketler bazında değerlendirildiğinde, Sun Tekstil özellikle çevresel temalarda en yüksek içerik yoğunluğuna sahip firma olarak öne çıkmıştır. Mavi üç temada dengeli bir dağılım sergilerken, Koton firması sosyal temalara diğer iki firmaya kıyasla daha fazla odaklanmıştır. Sonuç: Türkiye’de genel anlamda hızlı moda sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının yeterince yerleşmediği, sektörün sürdürülebilirlik gelişimi açısından başlangıç evresinde olduğu söylenebilir. Pekçok hızlı moda markasının sürdürülebilirlik raporları düzenli olarak yayımlanmamaktadır. Sürdürülebilirlik raporlarını yayımlayan önde gelen moda markalarının da Ekonomik, Sosyal ve Yönetişim (ESY), temalarının içeriksel olarak farklı önceliklerle ele alındığı görülmüştür. Sun Tekstil’in çevresel sürdürülebilirliğe ağırlık vermesi, Mavi’nin tematik dengeyi gözetmesi ve Koton’un sosyal etkilere odaklanması, firmaların stratejik yönelimlerini ortaya koymaktadır. Öte yandan, “hızlı modaya karşı sürdürülebilirlik” gibi eleştirel kavramlara rapor içeriklerinde sınırlı düzeyde yer verilmiştir. Bu durum, sürdürülebilirlik iletişiminde daha derinlikli bir yaklaşım ihtiyacını ortaya koymakta; özellikle sosyal ve yönetişim temalarında içerik zenginliğinin artırılmasının kurumsal sürdürülebilirlik algısına katkı sağlayacağına işaret etmektedir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Sosyolojik Bilginin Kamu Yararına Dönüştürülmesi: Sürdürülebilir Kalkınma ve Eğitim Bağlamında Kuramsal Bir Araştırma
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Dinç, Artum
    Amaç: Bu makale, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülmesini kuramsal bir çerçevede araştırmaktadır. Özellikle sürdürülebilir kalkınma ve eğitim alanlarına odaklanarak, sosyolojik bilginin toplumsal yarara nasıl hizmet edebileceği sorusuna yanıt aranmaktadır. Bu bağlamda sosyal inşacılık, kamu sosyolojisi, eleştirel pedagoji ve bilgi sosyolojisi gibi kuramsal yaklaşımlar incelenerek, sosyolojik bilgi ile toplumsal gereksinimler arasındaki ilişki eleştirel bir çerçevede araştırılmıştır. Yöntem: Makale, araştırma konusu ve sorunsalı nedeniyle kuramsal bir düzlemdedir. Konuya ilişkin kuramsal yaklaşımlar araştırılmış, mevcut kuramsal çerçeveler eleştirel bir yaklaşımla söylem analizine tabi tutulmuştur. İlgili literatüre dayalı çözümleyici ve eleştirel bir tartışma yürütmektir. Kavramsal analiz ve karşılaştırmalı kuramsal tartışma teknikleri benimsenmiştir. Bulgular: Kuramsal araştırma, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülmesi için dört temel yaklaşımın etkin olduğunu göstermektedir: (1) Sosyal inşacılık yaklaşımına göre bilgi ve gerçeklik toplumsal olarak inşa edilir; dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda toplumsal bilinç ve algılar dönüştürülebilir. (2) Bilgi sosyolojisi perspektifi, bilginin toplumsal bağlamdan bağımsız olmadığına işaret ederek, hangi bilginin kimin yararına kullanıldığının sorgulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. (3) Kamu sosyolojisi yaklaşımı, akademik bilginin halka ulaştırılması, politika yapımına ve kamusal tartışmalara katkı vermesi gerektiğini savunmakta; sosyologların sürdürülebilir kalkınma ve eğitim politikalarına etkin katılımının önemini vurgulamaktadır. (4) Eleştirel pedagoji kuramı, eğitimin yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp bireylerde eleştirel bilinç geliştirme ve toplumsal dönüşüme katkı sağlama misyonu olduğunu göstermektedir. Bu kuramsal bulgular bağlamında, sosyolojik bilginin uygun yöntem ve yaklaşımlarla kamusallaştırıldığında sürdürülebilir kalkınma ve eğitim alanlarında toplumsal yenilikler ve iyileşmelerin mümkün hale getirebildiği söylenebilir. Sonuç: Araştırma sonucunda, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülebilmesi için akademi ile kamu arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin başarısı, yalnızca teknik çözümlere değil, aynı zamanda toplumsal bilgi ve bilincin dönüşümüne bağlıdır. Bu dönüşüm, sosyologların eleştirel ve kamusal bir perspektifle bilgi üretmesini, eğitim süreçlerinin toplum odaklı ve güçlendirici bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını gerektirir. Makale, kuramsal tartışmalar temelinde, sosyolojik bilginin toplumsal yarara yönlendirilmesinin mümkün ve gerekli olduğunu, bunun ise sosyal inşacılık, kamu sosyolojisi, eleştirel pedagoji ve bilgi sosyolojisi perspektiflerinin bütüncül uygulanmasıyla başarılabileceğini ortaya koymaktadır.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    İnsani Yardım Tedarik Zincirinde Çevresel Sürdürülebilirlik: 6 Şubat Depremleri Üzerinden Bir Vaka Analizi
    (İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Karaoğlan, Pınar; Akçacı, Taner
    Amaç: Bu çalışma, insani yardım tedarik zinciri ile çevresel sürdürülebilirlik arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve kriz bölgelerinde uygulanan sürdürülebilir yaklaşımların etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Araştırma, 6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye ve Suriye’de meydana gelen depremler örnek alınarak, Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM) tarafından dağıtılan battaniyeler üzerinden vaka analizi çerçevesinde yürütülmüştür. Üretim sürecinde kullanılan malzemelerin çevresel etkileri Güneşhan Grup’un 2023 yılına ait geri dönüşüm raporu ile IOM’un resmi dağıtım verileri kullanılarak hesaplanmıştır Bulgular: Araştırma sonuçları, her bir battaniye üretiminde yaklaşık 1,47 kg tekstil atığının yeniden kullanıldığını ve pamuk tabanlı üretime kıyasla 773 litre su tasarrufu sağlandığını göstermektedir. Bu değerler ölçeklendiğinde, toplamda 508.000 kg tekstil atığı geri kazanılmış ve yaklaşık 13.461 milyon litre su tasarrufu elde edilmiştir. Ayrıca, enerji ve doğal kaynak kullanımında azalma gerçekleşmiştir. Elyaf dayanıklılığını artırmak için eklenen polyester ve akrilik katkılara rağmen çevresel kazanımların yüksek düzeyde korunduğu görülmektedir. Bu sonuçlar, geri dönüşüm temelli üretim modellerinin insani yardım lojistiğinde hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli avantajlar sağladığını doğrulamaktadır. Sonuç: Çalışmanın sonuçları hem akademik literatüre katkı sağlamakta hem de uygulayıcılar için sürdürülebilir insani yardım operasyonları tasarlamada önemli çıkarımlar sunmaktadır.