İstanbul Gelişim Üniversitesi Kurumsal Açık Erişim Arşivi
DSpace@Gelişim, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , Beyond Aerobic Intensity: Comparing the Effects of Cognitively Engaging Gross-Motor Coordination Training and Aerobic Exercise on Working Memory and Selective Attention in School-Age Children: A Randomized Controlled Trial(BioMed Central Ltd, 2026) Babayoğlu, Süreyya; Çemç, Muhammed Sıddık; Açar, GörkemBackground Working memory and selective attention develop rapidly during middle childhood and are sensitive to physical activity. Aerobic exercise is thought to act mainly through intensity-driven physiological pathways (cerebral perfusion, neurotrophic signalling and arousal), whereas gross-motor coordination training additionally imposes perceptual, decision-making, motor-planning and inhibitory demands that may provide stronger and more domain-specific cognitive stimulation. This study compared 14-week gross-motor coordination and aerobic exercise interventions, designed a priori to be matched for session frequency, duration and rated perceived exertion, on working memory and selective attention (indexed by processing volume on the d2 test) in children aged 10–12 years. Methods The study employed a pre-test-post-test randomized controlled design. Participants (n=78) were recruited from a single state primary school and allocated by computer-generated stratified block randomisation (1:1:1) to an Aerobic Exercise Group (AEG; n=26), a Coordination Exercise Group (CEG; n=26), or a Control Group (CG; n=26). Intervention groups participated in structured exercise programmes consisting of 40-minute sessions three days per week for 14 weeks, delivered on school premises during the school day as an addition to the standard physical education curriculum. Working memory was assessed using the examiner-administered, paper-and-pencil VisualAuditory Digit Span Task, and selective attention was measured with the paper-based d2 Test of Attention; the digit span was administered individually and the d2 in small groups, both in a quiet classroom and by assessors blinded to group allocation. No computerised platform was used. Data were analysed with aligned rank transform ANOVA (ART-ANOVA). Results The group × time interaction was statistically significant for both outcomes (working memory: F(2, 75)=12.47, p < 0.001, partial η² = 0.25, 95% CI [0.09, 0.39]; selective attention: F(2, 75)=8.23, p < 0.001, partial η² = 0.18, 95% CI [0.04, 0.32]). Both intervention groups demonstrated significant improvements in working memory and selective attention compared with the control group (all Bonferroni-adjusted p≤0.018). When the intervention groups were compared directly, the coordination-based exercise programme was significantly more effective than the aerobic exercise programme in improving working memory (adjusted p=0.045; median change 5.2 [IQR 4.6–5.9] vs. 3.1 [2.2–3.9] points on the digit span total score; between-group effect size r=0.31, 95% BCa CI [0.06, 0.52]; median difference 2.1 points, 95% BCa CI [1.44, 2.76]). No significant difference was found between the two intervention groups with respect to selective attention (adjusted p=0.320; median change 29.0 [17–42] vs. 30.5 [25.0–40.0] d2 TN points; r=0.16, 95% BCa CI [−0.10, 0.40]; median difference−1.5 points, 95% BCa CI [−10.48, 7.48]). The correlation between working memory and selective attention change scores was weak and statistically non-significant (Spearman’s rho=0.12, p>0.05). Conclusions Both aerobic and coordination-based exercise interventions may support working memory and selective attention in children. Coordination-based interventions that were designed a priori to impose a higher cognitive load — through motor planning, attentional switching, inhibition of prepotent movement responses, and progression from closed to open skills — may yield stronger gains in working memory specifically, although the between-intervention difference was modest and requires replication. Because selective attention was indexed by the number of items processed, the attentional findings should be read as evidence about processing volume rather than about attentional efficiency in the narrow sense. School-based physical activity programmes may therefore benefit from being structured not only around movement intensity but also around cognitive engagement and coordination components. Registration was not completed before the first participant was enrolled, which the authors acknowledge as a departure from best practice. No changes were made to the eligibility criteria, outcomes, or planned analyses after enrolment began; the primary outcomes, group allocation and analysis plan reported here are identical to those documented in the ethics application dated 27 February 2026, which is available on request. The authors have confirmed that this journal permits retrospective registration provided it is declared. Trial registration ClinicalTrials.gov, NCT07658404, registered 13 June 2026. Retrospectively registered.Öğe Türü: Öğe , Dijital Platformlarda Emek Denetimi: Türkiye’deki Kuryeler Üzerine Netnografik Bir Araştırma(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2026) Efe, ErenBu çalışma, Türkiye’de hızla yaygınlaşan platform ekonomisi ve esnaf kurye modeli bağlamında algoritmik denetimin emek süreçleri üzerindeki etkilerini kuryelerin kendi anlatıları üzerinden incelemektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden netnografi kullanılmış; kuryelerin çalışma koşulları, gelir yapıları ve platform politikalarına ilişkin deneyimlerini paylaştıkları yüksek etkileşimli altı YouTube videosu veri kaynağı olarak seçilmiştir. Toplam 100 kurye yorumu tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiş ve ekonomik risk, bedensel disiplin ve psikolojik tahakküm temaları altında incelenmiştir. Bulgular, platformların sunduğu “kendi işinin patronu olma” söyleminin pratikte sınırlı bir özerklik yarattığını göstermektedir. Analizler, ekonomik risklerin büyük ölçüde kuryelere aktarıldığını, performans baskısının bedensel bir disiplin mekanizması oluşturduğunu ve kullanıcı değerlendirmeleri ile algoritmik puanlama sistemlerinin sürekli bir gözetim ortamı yarattığını ortaya koymaktadır. Ayrıca kuryelerin gelir belirsizliği, iş güvencesizliği ve yoğun rekabet koşulları altında çalıştıkları belirlenmiştir. Sonuç olarak çalışma, algoritmik denetimin yalnızca iş süreçlerini düzenleyen teknik bir araç olmadığını; emeği ekonomik, fiziksel ve psikolojik boyutlarda şekillendiren kapsamlı bir kontrol mekanizması olarak işlediğini ileri sürmektedir.Öğe Türü: Öğe , Türkiye’nin Avrasya Stratejisinin Medya Üzerinden İnşası(İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2026) Maral, TaylanUluslararası ilişkiler disiplininde yaşanan paradigma değişimlerinin, devletleri geleneksel diplomasinin ötesinde yumuşak güç unsurlarına yönel;ği görülmektedir. Bu yeni düzende medya, devletlerin küresel ölçekte görünürlük kazanma, meşruiyet oluşturma ve ulusal imajlarını yönetme süreçlerinde stratejik bir aktör ve güç unsuru olarak öne çıkmaktadır. Türkiye de 2000’li yıllardan iEbaren benimsediği çok boyutlu dış poliEka anlayışı çerçevesinde, özellikle tarihsel ve kültürel bağlarının güçlü olduğu Avrasya coğrafyasında insani diplomasi ve kalkınma yardımlarını etkin bir dış poliEka aracı olarak konumlandırdığı değerlendirilmektedir. Bu çalışma, Türkiye’nin Avrasya bölgesindeki kalkınma iş birliği ve yardım diplomasisi faaliyetlerinin (TİKA vb.) medya aracılığıyla nasıl temsil edildiğini ve stratejik bir anlaNya dönüştürüldüğünü haber çerçeveleme (framing) kuramı ışığında incelemeyi amaçlamaktadır. AraşNrmada, Türkiye’nin kamu diplomasisi faaliyetlerinin görünürlüğünü sağlayan temel aktörlerden TRT Avaz ve Anadolu Ajansı (AA) taraPndan üreElen medya içerikleri, nitel içerik analizi yöntemiyle irdelenmişEr. Analizler sonucunda, söz konusu medya kuruluşlarının Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini yalnızca teknik birer yardım süreci olarak değil; "tarihsel kardeşlik ve vefa", "insani ve vicdani güç" ile "karşılıklı kalkınma ortağı" gibi baskın çerçeveler üzerinden kurguladığı tespit edilmişEr. Bu çerçeveleme stratejisinin, Türkiye’nin emperyalist moEvasyonlarla hareket e;ği yorumundan uzaklaşıp, onu daha çok bölgesel iyilik hâline vurgu yapan ‘kardeş’ ve ‘hamiyetperver’ bir aktör olarak konumlandırmayı amaçladığı söylenebilir. Çalışma, medyanın bu anlaNlar yoluyla dış poliEkaya toplumsal ve uluslararası meşruiyet kazandırdığını, dolayısıyla dış poliEkanın yalnızca yansıNcı olmaktan çok, bizaEhi inşa edici bir unsuru olduğunu ortaya koymakta ve Türkiye’nin yumuşak güç kapasitesinin sürdürülebilirliğinin, profesyonel ve stratejik bir medya yöneEmine bağlı olduğu vurgulanmaktadır.Öğe Türü: Öğe , Sağlık Çalışanlarında İşyeri Nezaketsizliğinin İşyeri Mutluluğu Üzerindeki Etkisinde İşyeri Maneviyatının Aracılık Rolü(Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, 2026) Aybar, SibelBu araştırma, işyeri nezaketsizliği ile çalışan mutluluğu arasındaki ilişkiyi ve işyeri maneviyatının bu ilişkideki aracı rolünü incelemektedir. Öz Belirleme Teorisi (SDT) ve Kaynakların Korunması Teorisi (COR) temel alınarak, sağlık sektöründe çalışan 425 katılımcıdan toplanan veriler SPSS ile analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında yapılan hiyerarşik regresyon analizleri, maneviyatın bu ilişkide tam aracı rol oynadığını doğrulamıştır. Buna göre; işyerinde nezaketsiz davranışlara maruz kalan çalışanların mutluluk düzeylerinde belirgin bir düşüş gözlemlenmiştir. Ayrıca işyeri maneviyatı (anlam, aidiyet ve bütünlük hissi) yüksek olan çalışanlarda, nezaketsizliğin mutluluk üzerindeki olumsuz etkisi tamamen ortadan kalkmaktadır. Çalışmada; işyeri mutluluğunun gerçekleşebilmesi için nezakete uygun olmayan davranışları azaltmanın yeterli olmayacağı aynı zamanda çalışanların psikolojik kaynaklarını desteklemek için manevi bağların güçlendirilmesinin de gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yöneticiler, çalışanların işte anlam bulmalarını sağlayacak politikalar (değer odaklı iletişim veya sosyal sorumluluk projeleri) geliştirmelidirler. Literatürdeki boşluğu dolduran bu çalışma ile gelecek araştırmalar için kaynak koruma mekanizmalarının detaylandırılması önerilmektedir. Araştırma, Haziran-Aralık 2024 arasında İstanbul'da sağlık sektörü çalışanları ile gerçekleştirilmiş olup, bulgular çalışanların pozitif duygulanım yaşayabilmelerini teşvik edebilmek için hem teorik hem de uygulamalı bir öneri çerçevesi sunmaktadır.Öğe Türü: Öğe , Understanding Eco Urbanism Development Through Expert Perspectives on Drivers and Barriers(Springer Nature, 2026) Alsharif, Abdulaziz Mislat; Agboola, Oluwagbemiga Paul; Türkoğlu, İlknurAmid escalating environmental pressures and rapid urbanisation, eco-urbanism has emergedas an important framework for guiding sustainable urban development. This study aims toexamine built environment professionals’ awareness, perceptions, and acceptance of eco-urbanism principles and to determine the factors influencing their adoption in practice. Inthis connection, the study pursues three key objectives: (1) to assess the level of awareness, perception and acceptance of eco-urbanism among professionals from different disciplinary backgrounds; (2) to identify the major drivers encouraging the adoption of eco-urbanism principles; and (3) to determine the key barriers that hinder their effective implementation. A structured questionnaire survey was administered to professionals across planning and design, social and behavioural sciences, policy, economics, and development sectors. The collected data were analysed using SPSS version 26.0, applying descriptive statistics, correlation analysis, and multiple linear regression to explore patterns, relationships, and predictive associations. The findings reveal a high overall level of awareness of eco-urbanism, particularly regarding green space integration, with more than 70% of respondents across professional groups indicating that they are “very aware” of the concept. Rapid urbanisation and population growth were identified as the most significant drivers of professional acceptance, while financial constraints emerged as the most prominent barrier to implementation. Additionally, correlation results indicate that certain demographic factors, including gender, significantly influence professionals’ attitudes toward eco-urbanism. Overall, the study provides empirical insights into professional perspectives on eco-urbanism and highlights the importance of supportive policy frameworks, financial incentives, and capacity-building initiatives to facilitate the effective integration of eco-urbanism principles in contemporary urban development.


















