İstanbul Gelişim Üniversitesi Kurumsal Açık Erişim Arşivi
DSpace@Gelişim, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , Assessment of a Twisted Double-Tube Latent Heat Storage System from the Perspectives of the First and Second Laws of Thermodynamics Throughout the Melting and Solidification Processes(Elsevier Ltd, 2027) Aissa, Abderrahmane; Alkhafaji, Ali; Jasim, Dheyaa J.; Singh, Narinderjit Singh Sawaran; Alotaibi, Sorour; Taner, Mahmut; Baghaei, Shaghayegh; Salahshour, SoheilThe current study numerically investigates the impact of twist angle on the performance of a twisted double-tube latent heat storage (LHS) system, evaluating first- and second-law efficiencies during melting and solidification. Water serves as the heat transfer fluid (HTF) circulating within the inner tube, while the phase change material (PCM) RT35 is situated in the annular space. Performance is evaluated by examining the PCM temperature, liquid fraction, and the rates of thermal and frictional entropy generation over time. The findings indicate that lower twist angles result in reduced melting and solidification durations. A notable exception is the 360◦ case during melting, which achieves the shortest melting time among all configurations due to the dominance of vortex-enhanced convective heat transfer over the minor stagnation-zone penalty at this twist angle. Frictional entropy generation is consistently negligible compared to thermal entropy generation. Thermal entropy generation exhibits an increasing-then-decreasing trend during solidification, with peak values of 7.8 W/m3 /K and 1.8 W/m3 /K recorded during solidification and melting, respectively. At higher twist angles, both phase-change durations are extended.Öğe Türü: Öğe , Dijital Muhasebe Eğitimlerinin, Muhasebe Mesleğinin Beklentilerini Karşılama Düzeyine ve Bireylerin Öz Yeterliliklerinin Gelişimine Etkisinin Analizi: İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Örneği(Mustafa Süleyman Özcan, 2026) Yakut, Mehmet ŞirinBu çalışmanın amacı, alınan dijital muhasebe eğitimlerinin, mesleğin beklentilerini karşılayıp karşılamayacağı ve öz yeterliliklerin gelişimine olan etkisini muhasebe eğitimi alan öğrencilerin algıları bakımından analiz edilmesidir. Mesleğin gelişimindeki en önemli faktörün teknolojik unsurlar olması dijitalleşmenin öneminin artacağına işaret etmektedir. Bu bağlamda dijital muhasebe eğitimlerinin; muhasebe alanında eğitim gören öğrencilerin beklentilerini karşılama düzeyini ve öz yeterliliklerini olumlu yönde etkileyebilecek ve piyasanı beklentilerini karşılayabilecek adayların yetişmesine yönelik bilimsel çalışmaların yapılmasının, alana önemli katlılar sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu doğrultuda yapılan bu çalışmada, sebep-sonuç ilişkilerinin analiz edilebilmesi için niceliksel yöntem olan “İlişkisel Tarama” modeli esas alınmış ve anketler “Google Formlar” aracılığıyla, yürütücü tarafından katılımcılara on-line olarak, çalışmanın evrenindeki herkese eşit derecede katılma şansı verilmesi için basit tesadüfi örnekleme yöntemi esas alınarak dağıtılmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın evreni, İstanbul Gelişim Üniversitesi, İİSBF’de okuyan 2982 kız, 3402 erkek olmak üzere toplam 6384 öğrenci olarak belirlenmiştir. Araştırma verilerini elde etmek üzere yararlanan ankette; demografik bilgiler, “Muhasebe Eğitimlerinin Mesleğin Beklentilerini Karşılama Düzeyi Ölçeği” ve üçüncü bölümde “Öz Yeterlilik Ölçeği” kapsamındaki sorularına yer verilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerden faydalanılarak SPSS istatistik programı kullanılarak çalışmada “Güvenirlik”, “Normallik”, “Frekans”, “Korelasyon”, “Regresyon” ve “Farklılık Analizleri” yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; muhasebe eğitimi alan öğrencilere göre dijital muhasebe eğitimlerinin artması, bireylerin öz yeterliliğini pozitif yönlü artırmış ve ayrıca dijital muhasebe eğitimlerinin mesleğin beklentilerini karşılama oranı arttıkça, bireylerin öz yeterliliği pozitif yönde artmıştır.Öğe Türü: Öğe , Hybrid Soft-Neutrosophic Controlled Metric Spaces with Applications to Nonlinear Chemical Reaction Networks(University of Kragujevac, Faculty of Science, 2027) Khan, Mahmood Akhtar; Shoaiba, Abdullah; Abdeljawad, ThabetIn this paper, we introduce a novel mathematical framework called Hybrid Soft-Neutrosophic Controlled Metric Space (HSNCMS), which integrates soft set theory, neutrosophic sets, and controlled metric spaces. We develop auxiliary lemmas and establish a Banach-type fixed point theorem with complete proof for HSNCMS and introduce the concept of T-controlled contraction with related results. Furthermore, as an application we prove the existence and uniqueness of equilibrium concentration profiles for a nonlinear chemical reaction network, where uncertainty arises from fluctuations in temperature, pressure, catalyst effects, and incomplete experimental data. The proposed model generalizes several existing structures and provides a flexible tool for handling uncertainty, indeterminacy, and parameterization simultaneously.Öğe Türü: Öğe , Νato’nun Kurucu Ülkelerinde Ekonomik, Çevresel ve Sosyal Faktörlerin Doğumda Beklenen Yaşam Süresine Etkisi: Rassal Orman Regresyonu(Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, 2026) İmre Bıyıklı, Süreyya; Ergin, EnesBu çalışmada, kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasıla (GSYH), cari sağlık harcamaları (CSH), CO2 emisyonları (CO2), PM2.5 hava kirliliği (HK) ve kentsel nüfus oranı (KN) değişkenleri, doğrusal regresyon modelleri (OLS) ve Rassal Orman regresyonu (RF) yöntemleri kullanılarak karşılaştırmalı biçimde analiz edilmiştir. 2009–2020 dönemine ait veri seti üzerinden elde edilen bulgular, model performansları açısından önemli farklılıklar ortaya koymaktadır. Doğrusal regresyon modeli sonuçları incelendiğinde, hem zaman etkisinin hem de her bir ülkenin kukla değişkenler vasıtasıyla modele dahil edilmesiyle açıklama gücünün belirgin biçimde arttığı (R² ≈ 0.97) görülmektedir. Bu bulgu, ülkeler arası yapısal farklılıkların yaşam süresi üzerinde kritik rol oynadığını göstermektedir. Rassal orman regresyonu modeli ise daha güçlü bir tahmin performansı sergilemiştir. Özellikle 1000 ağaçlı modelin test setinde en yüksek açıklama gücüne ulaşması (R² ≈ 0.82) ve düşük hata metrikleri üretmesi, doğrusal olmayan yöntemlerin veri içerisindeki karmaşık ilişkileri daha başarılı şekilde yakalayabildiğini göstermektedir. Ayrıca, modelin eğitim ve test performansları arasındaki farkın görece düşük olması, aşırı öğrenme riskinin sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır. Değişken önem analizleri, zaman ve sağlık harcamalarının (özellikle gecikmeli etkilerinin) yaşam süresi üzerinde belirleyici olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, elde edilen bulgular doğrusal modellerin açıklayıcı gücüne karşın, Rassal Orman yaklaşımının hem tahmin performansı hem de karmaşık ilişkileri yakalama kapasitesi açısından daha üstün olduğunu ortaya koymaktadır.Öğe Türü: Öğe , Çocuksuzluğa “Gönüllü” Olmak: Damgalanma ve Baş Etme Stratejileri(Bilgitoy Bilgi, Bilim, Eğitim,Araştırma, Geliştirme ve Strateji Derneği, 2026) Sarıköse, MeryemBu çalışma, gönüllü çocuksuzluk deneyiminin toplumsal damgalama pratiklerini ve bu damgalara karşı geliştirilen baş etme taktiklerini açığa çıkarmayı hedeflemektedir. Nitel araştırma desenlerinden biri olan gömülü teori deseniyle kurgulanan çalışmada, amaçlı ve kartopu örnekleme tekniğiyle bir arada ulaşılan yirmi dört gönüllü çocuksuz bireyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sahadan elde edilen veriler, sürekli karşılaştırmalı analiz tekniğiyle çözümlenmiş ve analizin nihayetinde temaların ilişkisel olarak ortaklaştığı eksen “normatif sapma” olarak belirlenmiştir. Bu sapma pratiği, gönüllü çocuksuzların ebeveynliği bilinçli bir şekilde reddetmelerinin ötesinde, toplumsal normlarla kesintisiz müzakere süreçleri doğrultusunda kendilerini yeniden konumlanmalarına işaret etmiştir. Bulgular, gönüllü çocuksuzluk deneyiminin toplumsal etkileşimler, kimlik inşaları ve ilişkisel stratejiler içerisinde çok katmanlı bir yapıya tekabül ettiğini göstermektedir. Katılımcılar, farklı sosyal bağlamlarda ilişkisel, ahlaki, karaktere yönelik ve toplumsal cinsiyet temelli olmak üzere farklı damga tipleriyle karşılaşmakta ve buna karşılık bazı damgaları kabul ederek bazılarını yeniden anlamlandırarak baş etme stratejileri geliştirmektedirler. Bu doğrultuda damgaları ebeveynlere yöneltebilmekte, kimlik inşası anlatılarını görünür kılabilmekte, alternatif sosyal ağlar inşa etmekte ve toplumsal meşruiyet arayışına yönelebilmektedirler. Neticede açığa çıkan bütünlüklü tablo, gönüllü çocuksuzluğun sabit bir toplumsal konumdan daha ziyade toplumsal etkileşimlerle yeniden şekillenen ilişkisel bir süreç olduğunu göstermektedir. Bu süreç, hem normatif kodların neredeyse bütünüyle reddedildiği hem de geliştirilen stratejilerle bu normlara uyum üreten akışkan bir yerleşikliğe işaret etmiş böylelikle toplumsal damgalar ile damgalara verilen karşılıklı etkileşimin gönüllü çocuksuzluk deneyimini anlamlandıran ana unsur olduğu ortaya çıkmıştır.


















