İstanbul Gelişim Üniversitesi Kurumsal Açık Erişim Arşivi
DSpace@Gelişim, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , Bib Gourmand kategorisinde yer alan restoranların imajlarının değerlendirilmesi(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Keskin, UğurBibgourmand restoranlarının müşteri deneyimini şekillendiren unsurlarını ve bu unsurların Google ve Tripadvisor yorumlarına yansımalarını incelemektedir. Çalışma, yemek kalitesi, mekânsal estetik, hizmet kalitesi ve fiyat-performans dengesi gibi temel bileşenlerin, müşteri algısı üzerindeki etkilerini derinlemesine ele almıştır. İncelenen restoranların yorumları, yaratıcı menüler, estetik sunumlar ve kaliteli hizmetin müşteri memnuniyetinde belirleyici olduğunu ortaya koyarken, inovasyon ve yerel tatlar arasındaki dengenin sağlanmasının önemini vurgulamaktadır. Mekânsal özelliklerin müşteri deneyimindeki önemi, estetik ve konfor unsurlarıyla öne çıkmış; tarihi ve modern mekanların, deneyimi zenginleştirici bir unsur olduğu belirtilmiştir. Örneğin, Mürver Restoran’ın tarihi yarımada manzarası ve estetik düzenlemeleri, en yüksek değerlendirmeleri almıştır. Ancak, gürültü yönetimi gibi mekânsal düzenlemelerle ilgili eleştiriler, iyileştirme fırsatları sunmaktadır. Hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti açısından bir diğer kritik faktör olarak öne çıkmış; profesyonel ve güler yüzlü personelin, restoran imajını güçlendirdiği görülmüştür. Fiyat-performans algısı, özellikle yüksek mutfak segmentinde müşteri beklentilerinin yönetilmesi açısından karmaşık bir etki oluşturmuştur. Bazı restoranlar, küçük porsiyon ve yüksek fiyat eleştirileri alırken, diğerleri geniş porsiyonlar ve uygun fiyat politikalarıyla olumlu değerlendirilmiştir. Çalışma, fiyat algısının deneyimle dengelenmesinin müşteri memnuniyetini artırabileceğini göstermektedir. Ayrıca, müşteri geri bildirimlerinin izlenmesi ve yönetimi, restoranların güçlü yönlerini destekleyip zayıf noktalarını iyileştirmede stratejik bir araç olarak öne çıkmıştır. Sonuç olarak, yüksek mutfak restoranlarının başarısının yalnızca gastronomik becerilere değil, müşteri deneyiminin bütüncül bir şekilde ele alınmasına bağlı olduğunu vurgulamaktadır. Çalışma, gastronomikinovasyon ve yerel tatlar arasında denge kurulması, mekânsal tutarlılık, hizmet sürekliliği ve fiyat-performans dengesi gibi unsurların optimize edilmesinin müşteri memnuniyetini artırmada kilit rol ii oynadığını ortaya koymaktadır. Restoranların, müşteri yorumlarından faydalanarak stratejilerini geliştirmeleri, sürdürülebilir bir başarı için önerilmektedir.Öğe Türü: Öğe , Measuring and analysing the impact of the working-age male population growth on the unemployment rate in Iraq from (1992 to 2023)(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Sultani, Mustafa Jaafar HusseinIraq faces many challenges related to its growing population, especially among working-age males. This is accompanied by a rise or fall in economic indicators. Statistics show a significant increase for this specific group, although some of these indicators have a negative and some a positive impact on economic growth. Therefore, studying unemployment rates is an important topic that changes periodically and appears annually and affects specific groups that represent the most important segment of society: working-age males. The unemployment rate is used to measure the percentage of those who do not work actively seeking work compared to the total labour force. This indicator reflects Economic potential to provide sufficient job opportunities for the population and is therefore an important tool for assessing a country's economic situation. This study the impact of the increasing number of males in the Republic of Iraq within the age group (15-64) on the unemployment rate and its percentage for the years between 1994 and 2023 using data analysis, measurement, and testing through statistical programs by measuring the correlation between variables and the positivity and negativity of that relationship. The data of the World Bank Group was used, as well as part of the data of the Central Statistical Organisation in Iraq. This data represents the growth rate over (30) years for the targeted study so that a clear picture of the population and growth rates appears, ensuring that they are tested and analysed, their relationship with unemployment rates is found, and solutions and future predictions for that relationship are found. The theoretical aspect included a set of theories and ideas that present the subject of the study and the vision of scientists regarding the increase in population numbers and its impact on economic growth, as some explained that it is an economic problem resulting from the increase in population numbers without controls, while others see it as an economic wealth that requires sound management of these resources, and some see it as a problem related to class and capitalism. These opinions were included in the research, and the theoretical aspects that support the practical aspect were taken into consideration, meaning that the problems of the theoretical aspect apply to the subject of the study and the target society in Iraq. The practical aspect included the use of the quantitative approach in the study and focusing on collecting and analysing numerical and statistical data. The aim of this is to test hypotheses and determine the relationships between variables using statistical tools and methods, as well as analyse annual ii changes in growth rates and unemployment rates by studying the tables provided and extracting the average growth rate and comparing the results with other years and predicting the annual increase in population and unemployment rates in the future. The Excel program was used to find the average annual growth rate and apply mathematical calculations, as well as the SPSS program to find measures of central tendency, as well as the regression equation and Pearson's correlation. A coefficient used to determine the strength and direction of the linear relationship between two variables, where the relationship is directly proportional between the two variables, i.e., when the number of males of working age increases, the unemployment rate increases.Öğe Türü: Öğe , Economic determinants of foreign direct investment(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Alasbahi, Fateh Mohammed Abdo AbdullahThis thesis examines the economic determinants of FDI by analyzing the relationships between FDI, Gross Domestic Product (GDP), gross capital formation, and unemployment using robust econometric techniques such as unit root tests, ARDL modeling, and diagnostic evaluations. The findings reveal that GDP significantly and positively influences FDI in both the short and long term, underscoring the critical role of economic growth in attracting foreign investment, while gross capital formation also exerts a positive impact. In contrast, unemployment was found to have an insignificant effect on FDI, suggesting that labor market conditions are not a primary determinant of foreign investment decisions in Egypt. The ARDL bounds test confirmed a long-term cointegrating relationship between FDI and the explanatory variables, with a rapid adjustment speed of 90.08% to equilibrium following economic shocks. Diagnostic tests validated the model’s reliability, confirming the absence of serial correlation, heteroskedasticity, and structural instability. These findings highlight the dynamic interplay between economic growth, domestic investment, and foreign capital inflows, offering valuable insights for policymakers aiming to foster a stable and conducive investment environment to drive sustainable economic development in Egypt.Öğe Türü: Öğe , 4-6 yaş çocuğa sahip annelerin kendi ebeveynlerine yönelik algıladıkları ebeveyn tutumlarının evlilik doyumları ile çocuklarının bağlanma stilleri arasındaki ilişki(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Dede, BüşraBu araştırma, 4-6 yaşındaki çocuklara sahip annelerin algıladıkları ebeveyn tutumları ve evlilik doyumlarının çocukların bağlanma stilleri üzerindeki etkilerini incelemiştir. Çalışma, annelerin otoriter, ilgisiz, koruyucu ve bağımlı gibi farklı ebeveyn tutumlarını ve bu tutumların çocukların güvenli, kaygılı-kararsız ve kaçınma bağlanma stilleri ile olan ilişkisini değerlendirmiştir. Kişisel bilgi formu, Evlilik Doyum Ölçeği (EDÖ), Algılanan Ebeveyn İlişkisi Ölçeği, Bağlanma stilleri ölçeği kullanılmıştır. Spearman korelasyon analizi kullanılarak yapılan değerlendirmeler, çoğu ebeveyn tutumunun çocukların bağlanma biçimlerini doğrudan etkilemediğini göstermiştir. Ancak, evlilik doyumu ile çocukların bağlanma stilleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunmuş, özellikle yüksek evlilik doyumu olan annelerin çocuklarının daha sağlıklı bağlanma stilleri sergilediği saptanmıştır. Bu bulgular, ebeveyn tutumlarının ve evlilik doyumu düzeylerinin, çocukların duygusal ve sosyal gelişimleri üzerinde önemli etkileri olabileceğini ortaya koymaktadır.Öğe Türü: Öğe , Türkiye'deki sol örgütlenmeler içinde erkekliğin sorgulanması ve inşası(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Artuk, ÜmmühanBu çalışma, Türkiye'deki sol hareketlerin toplumsal cinsiyet normlarıyla ilişkisini ve özellikle erkeklik pratiklerinin kadınların hareket içindeki deneyimlerini nasıl etkilediğini analiz etmektedir. Sol, ideolojik olarak eşitlik ve özgürlük ilkelerine dayanmasına rağmen, pratikte ataerkil yapıları ve hegemonik erkeklik normlarını yeniden üretmektedir. Bu durum, sol ideolojinin toplumsal dönüşüm iddialarını cinsiyet eşitliği bağlamında sorgulayan feminist hareketlerin yükselişine yol açmıştır. Çalışma, feminist teorilerin ve kadın hareketlerinin sol hareketlerde toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalığı artırmadaki rolünü ele alırken, kadınların liderlik pozisyonlarına erişim ve karar alma süreçlerine dahil olma mücadelelerini de inceler. Türkiye'de 1980 sonrası dönemde kadın hareketleri daha görünür hale gelmiş ve feminist eleştiriler, sol ideoloji içindeki cinsiyetçi yapıları hedef almıştır. Kadınlar, ataerkil yapıların dönüştürülmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için yeni stratejiler geliştirmiştir. Örneğin, feminist gruplar tarafından başlatılan kampanyalar, kadınların liderlik pozisyonlarına erişimini ve eşitlikçi bir örgüt yapısının oluşturulmasını teşvik etmiştir. Bununla birlikte, sol hareketlerin toplumsal cinsiyet meselelerini sınıfsal mücadeleye ikincil bir konu olarak görme eğilimi, bu dönüşüm çabalarını sınırlamıştır. Feminist teoriler, hegemonik erkeklik normlarının eleştirilmesi ve kadınların örgütlerdeki görünürlüğünün artırılması için bir çerçeve sunmuştur. Araştırma sonuçları, feminist hareketlerin yalnızca sol ideoloji içindeki cinsiyetçi yapıları sorgulamakla kalmadığını, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin daha geniş bir çerçevede ele alınmasına katkı sağladığını göstermektedir. Feminist eleştiriler, kadınların emek ve liderlik rolleri arasındaki dengesizliği görünür kılmış ve bu dengesizliği düzeltmek için örgüt içindeki yapısal reformların önemini vurgulamıştır. Feministlerin sağladığı bu perspektif, sol hareketlerin daha kapsayıcı bir yapıya dönüşümüne olanak tanımıştır. Sonuç olarak, Türkiye’deki sol hareketlerin toplumsal cinsiyet eşitliğiyle uyumlu bir şekilde dönüşmesi, feminist hareketlerin katkılarıyla mümkün olmuştur. Öneriler arasında, kadınların liderlik pozisyonlarında daha fazla yer alması için kota uygulamaları ve farkındalık artırıcı eğitim programlarının yaygınlaştırılması yer almaktadır. Ayrıca, feminist ve LGBTİ+ hareketlerle dayanışma içinde kapsayıcı politikalar geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışma, sol ideolojinin toplumsal dönüşüm iddialarının da ancak ii feminist teoriler ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesiyle güçlendirilebileceğini ortaya koymaktadır.


















