İstanbul Gelişim Üniversitesi Kurumsal Açık Erişim Arşivi
DSpace@Gelişim, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , Müşteri şikayetlerinin sosyal medya takipçileri tarafından algılanışı ve havayolu işletmeleri üzerine bir çalışma(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2023) Adıgüzel, SevgiBu çalışmanın amacı; yerli havayolu firmalarına ilişkin sosyal medya tüketici şikâyetleri, firmaların şikâyetlere yaklaşımında algılanan adalet ve sosyal medya üzerinden firmalara yönelik yapılan şikâyetleri takip eden tüketici adayı üçüncü şahıslar tarafından firmaların şikayetlere yaklaşımında uygulanan adaletin tatminliği/tatminsizliği sonucu hava yolu firmasına olumlu/olumsuz marka imajına/tercihine etkilerinin saptayabilmektir. Sosyal medya platformlarında firmaların müşteri şikâyet yönetimi konusu ile son yıllarda çok sayıda çalışma yapılmış olmasına rağmen hava yolu firmaları özelinde bu çalışmaların az olduğu görülmektedir. Bu bağlamda çalışmada, yerli hava yolu firmalarına ilişkin sosyal medya tüketici şikâyetleri ve firmanın şikâyetleri yönetme yaklaşımları üzerine sosyal medya takipçilerinin algıları analiz edilmiştir. Analize hazırlık aşamasında sosyal medya üzerinde müşteri şikâyetlerinin nitel bir analizi yapılarak hem ilgili literatüre hem de sektöre katkı sağlayacak bir çalışma ortaya konmuştur. Ayrıca çalışmanın diğer bir zenginliği de şirketlerin şikayet yönetimi yaklaşımında adalet algısı ve şikâyetin ele alınmasındaki memnuniyet algısı ölçeklerinin Türkçe uyarlamasının yapılmış olmasıdır. Çalışmada ölçek uyarlama için 274 katılımcıya ve araştırma analizi için 493 katılımcıya anket uygulanmıştır. Çalışmanın modeline göre şikayetlerin ele alınmasından memnuniyetin adalet algısı üzerindeki etkisi, adalet algısının marka imajı, marka kredibilitesi ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi, marka imajının satın alma niyeti üzerindeki etkisi ve marka kredibilitesinin satın alma niyeti üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş, kuşak farkının adalet, marka imajı, marka kredibilitesi ve satın alma niyeti üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Dolaylı etkilerde ise adalet algısının satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etkisi, şikayetlerin ele alınmasından memnuniyetin satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etkisi, kuşak farkı ile şikayetlerin ele alınmasından memnuniyet etkileşiminin satın alma niyeti üzerindeki dolaylı etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.Öğe Türü: Öğe , Yüzücülere uygulanan pliometrik antrenmanların alt ekstremite izokinetik kuvvet, çıkış ve dönüş performansına etkisi(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2023) Bayazıtlı, Erhayat ÖzgürBu çalışmaya 15 kontrol, 15 deney grubu olmak üzere toplam 30 erkek serbest stil yüzücü dâhil edilmiştir. Yapılan çalışmada, yüzücülere uygulanan 12 haftalık pliometrik antrenmanların izokinetik alt ekstremite kuvveti ile çıkış ve dönüş performansına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya İstanbul ilinde ikamet eden, son 3 yıl içinde Türkiye Şampiyonasında yarışmış ve 15 yaş üzeri 15 Kontrol, 15 Deney olmak üzere 30 aktif yüzücü katılmıştır. Çalışmadan elde edilen verilere Repeated Measure Anova testi uygulanmıştır. Verilerin anlamlılık düzeyi p < 0.05 olarak belirlenmiştir ve analizler SPSS 24.0 programı ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerin dikey sıçrama konsantrik faz ölçümleri grup içi ön test ve son test concentric maximum RFD, concentric mean force ve concentric peak force değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Eksantrik faz aşaması değerleri incelendiğinde ise eccentric peak power değerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Dikey sıçrama asimetrik değerleri incelendiğinde grup içi ön test ve son test concentric mean force asymmetry LR, concentric peak force asymmetry LR ve peak landing force asymmetry LR değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Diz izokinetik 60 sn kuvvet değerleri incelendiğinde grup içi ön test ve son test BW peak torque NM 60 sn ekstansör R, peak torque NM 60 sn fleksör R, peak torque NM 60 sn ekstansör L, BW peak torque NM 60 sn ekstansör L ve peak torque NM 60 sn fleksör L değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Diz izokinetik180 sn kuvvet değerleri incelendiğinde grup içi ön test ve son test BW peak torque NM 180 sn ekstansör L ve peak torque NM 180 sn fleksör L değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Kalça izokinetik 60 sn kuvvet değerleri incelendiğinde grup içi ön test ve son test peak torque NM 60 sn ekstansör R, peak torque NM 60 sn fleksör R, peak torque NM 60 sn ekstansör L, BW peak torque NM 60 sn ekstansör L ve peak torque NM 60 sn fleksör L değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Kalça izokinetik 180 sn kuvvet değerleri incelendiğinde grup içi ön test ve son test peak torque NM 180 sn ekstansör R, BW peak torque NM 180 sn ekstansör R, peak torque NM 180 sn fleksör R, BW peak torque NM 180 sn fleksör R, peak torque NM 180 sn ekstansör L, BW peak torque NM 180 sn ekstansör L, peak torque NM 180 sn fleksör L ve BW peak torque NM 180 sn fleksör L değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Esneklik değerleri incelendiğinde grup içi ön test ve son test ekstansiyon R ve ekstansiyon L değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Son olarak branşa özgü performans değerlerinde grup içi ön test ve son test duvara ayak temas farkı, son 20 m süresi ve total 50 m süresi değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu, diğer tüm verilerde ise herhangi anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan çalışma bir kara antrenmanı olan pliometrik antrenmanın yüzücülerin performans gelişimi ve farklı parametrelerdeki gelişimine pozitif etki gösterdiği söylenebilirÖğe Türü: Öğe , Türkiye'nin kamu diplomasisi aracı olarak eğitim diplomasisi: İstanbul ili örneği(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Özek, MehmetEğitim diplomasisi, bir ulusun küresel etkisini artırmada önemli bir rol oynayarak kamu diplomasisinin önemli bir bileşeni olarak ortaya çıkmıştır. Eğitim değişim programları aracılığıyla devletler, kendi eğitim sistemleri, kültürel zenginlikleri ve bilimsel çalışmalarını uluslararası arenada tanıtarak diğer devletlerle karşılıklı öğrenme ve anlayış ortamı oluşturmaktadırlar. Bu araştırma, eğitim diplomasisinin bir devlet için olumlu ve kalıcı bir imajın geliştirilmesine nasıl katkıda bulunabildiğini ortaya koyarak eğitim almak için Türkiye'ye gelen uluslararası öğrencilerin Türkiye algısını İstanbul örneğine odaklanarak incelemektedir. Devletlerin uluslararası öğrencileri çekme veya değişim programlarına entegre eğilimleri, kamu diplomasisi aracı olarak eğitim diplomasisinin önemini göstermektedir. Eğitim diplomasisinin önemli bir yönü olan eğitim değişim programları, uluslararası öğrencilere ev sahibi ülkeyi doğrudan deneyimleme fırsatı sunarak önyargısız bir algıya yol açabilmektedir. Bu programlar, devletler arası ilişkilerin iyileştirilmesi ve karşılıklı anlayışı artırmaları dolayısıyla önemli bir araç olarak kabul edilmektedir. Bu programlara katılan uluslararası öğrenciler, ev sahibi ülkenin dilini, kültürünü ve entelektüel başarılarını dünyaya tanıtan kültürel ve akademik elçiler olarak hizmet etmektedirler. Türkiye de, eğitim gören uluslararası öğrenci sayısını artırmaya odaklanarak eğitim diplomasisine aktif olarak katılmaktadır. Türkiye, çeşitli burs ve değişim programları aracılığıyla dilini, kültürünü ve akademik tekliflerini tanıtmayı ve böylece küresel imajını geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu noktada çalışmada uygulanan anket ile Türkiye'nin yumuşak gücünü ölçmede eğitimin rolü bilimsel olarak analiz edilmektedir.Öğe Türü: Öğe , Rusya'daki Almanların milletleşme süreci(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Diniz, Ersoy YılmazRusya'daki etnik Almanların bir ulus haline gelip gelemediği konusu, milliyetçilik kuramları ve bilhassa Etno-sembolik bakış açısı perspektifinden ele alındığında siyasi, tarihi ve kültürel faktörler bakımından incelendiğinde, bu konunun karmaşık bir mesele olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Etnik Rus Almanları, X. asırdan itibaren takip eden XVI., XVII. yüzyıllarda ve özellikle XVIII. yüzyılda II. Katerina'nın davetiyle Avrupa'dan ve Almanya'nın çeşitli bölgelerinden Rus hinterlandına göç eden bir topluluk olarak ortaya çıkmıştır. Çariçenin ortaya koyduğu 1762-1763 tarihli manifestolar, göçle gelen Almanlara arazi, vergiler ve askerlikten muaf tutulma ile dini özgürlükler gibi ayrıcalıklar sunarak, bu coğrafyadaki yeni yerleşimlerin teşvik edilmesini sağlamıştır. İlk başlarda kültürel özerkliklerini muhafaza eden bu toplum, Volga ırmağı etrafında yaşam alanları oluşturarak, kendilerine özgü kimliklerini devam ettirmişlerdir. Fakat, 1800'lerin sonlarına doğru giderek kendini gösteren "Ruslaştırma" politikaları, önceden mevcut olan bu durumu sınırlı hale getirmiş ve etnik Almanları asimilasyon aşamalarına mecbur bırakmıştır. XX. asra gelindiğinde ise, Sovyetler Birliği idaresi altında, daha çok II. Dünya Harbi esnasında, Rusya'daki Almanlar, Nazi Almanya'sı ile ittifak potansiyeline sahip bir topluluk olarak anlaşılmış ve bu sebeple Türkistan (Orta Asya) ve Sibirya Bölgelerine tehcir edilmişlerdir. Bu evrede grubun büyük çoğunluğu yaşamını yitirmiş, geride kalmış olanlar ise; kültürel köklerinden kopmak zorunda kalmışlardır. Sovyetlerin siyasi yaklaşımları, etnik Almanların kimliklerini korumalarını daha da güçleştirmiş, diaspora şeklindeki kimlik yapısını ön plana çıkarmıştır. Milliyetçilik teorileri bağlamında, bir toplumun ulus haline gelebilmesi, farklı görüşlerle ifade edilebilmektedir. Primordialist düşünceye göre, ortak değerler ve idealler, dil ve kültürel özellikler ön planda yer alırken; Modernist düşünürler, ulusları çağdaşlaşma sürecinin bir çıktısı olarak görmektedirler. Etno-sembolik bakış açısı ise bu kavramı izah ederken, kültürel ve tarihsel kökenlere vurgu yapmaktadır. Bu teoriye göre, bir ulusun oluşabilmesi için mitlere dayalı müşterek geçmiş, sembolik kültürel oluşum ve ortak gelecek tasavvuru gerekmektedir. Etnik Rus Almanları, bu ögelerin birçoğuna sahip olsalar da, zorlamalar, baskılar ve sürgünler sebebiyle kolektif hafızaları zayıflamış, kültürel sembolleri yıpranmış ve müşterek gelecek öngörüsü oluşturamamışlardır. Ağırlıklı olarak Sovyet döneminde maruz kalınan sürgünler, bölgesel bütünlüğü nihayete erdirmiş ve diaspora kimliğini hâkim hale getirmiştir. Diaspora grupları, millet olmanın esas unsurlarından biri olan coğrafi birlikten mahrumdur. 1990'lı yıllardan itibaren anavatan Almanya'ya doğru yapılan göç süreçleri, etnik Rus Almanları'nın kimliklerini daha da parçalamış ve milletleşme aşamalarının zedelenmesine neden olmuştur. Etno-sembolik görüşe göre, milletleşme, sadece kültürel ve tarihsel kökenlerle değil, güncel kültürel ve politik projelerle de biçimlenmektedir. Fakat, Rusya'daki Almanların karşı karşıya kaldığı asimilasyon ve dağılma süreçleri, böyle oluşumların ortaya çıkmasına engel olmuştur. Rus Almanları, günümüzde etnik bir topluluk olarak varlıklarını sürdürmektedirler. Bununla beraber, onlar hakkında bir millet haline gelip gelemedikleri sorusuna yanıt aranırken; tarihi devamlılık, sembolik birliktelik gibi değerlere de sahip oldukları halde, aralarında müşterek bir gelecek tasavvurunun tam manasıyla gerçekleşememesi ve uluslararası alanda tanınan bir devletlerinin var olmaması gibi nedenlerden dolayı, bir ulus haline gelmeleri varsayımına ulaşılamamaktadır.Öğe Türü: Öğe , Kamu projelerinde maliyete bağlı proje süresinin tahmini(İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Kaşka, Mehmet SenaDünya çapında en önemli ve hızla büyüyen sektörlerden biri olan inşaat sektörü, proje süresi ve maliyet tahmini konusunda önemli zorluklarla karşı karşıyadır. Özellikle bütçe ve zaman kontrolünün kritik olduğu kamu projelerinin başarılı bir şekilde yürütülmesi için doğru süre tahmini hayati öneme sahiptir. Bu çalışma, Türkiye, Avustralya, Nijerya, Teksas ve çeşitli ülkelerdeki kamu projelerinden elde edilen verileri analiz ederek maliyet tabanlı süre tahmini yöntemlerini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Doğrusal regresyon ve Bromilow modeli gibi konvansiyonel yöntemlere ek olarak, yapay zekâ teknikleri olan yapay sinir ağları kullanılarak tahminler yapılacaktır. Yapay sinir ağlarının maliyet ve süre arasındaki karmaşık ilişkileri modellemede konvansiyonel yöntemlerden daha iyi sonuçlar sağladığı düşünülmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma YSA'nın projelerde süre tahminindeki belirsizlikleri azaltabileceğini ve kaynakların daha verimli kullanılmasına katkıda bulunabileceğini ortaya koymaktadır. Bu şekilde, kamu projelerinin tamamlanma süreleri daha gerçekçi ve etkili bir şekilde tahmin edilebilir ve bu da kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına olanak tanıyabilir.


















