İstanbul Gelişim Üniversitesi Kurumsal Açık Erişim Arşivi
DSpace@Gelişim, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Öğe Türü: Öğe , Jeoturizmde Sürdürülebilirliğin Sağlanmasına Yönelik Risk Analizi: Çınarcık Örneği(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Arca, Deniz; Keskin Çıtıroğlu, HülyaAmaç: Bu çalışma, Yalova ili Çınarcık ilçesinde bulunan jeoturizm alanlarının sürdürülebilirliğini tehdit edebilecek doğal afet risklerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Jeomorfolojik yapıların turizme kazandırılması sürecinde, bu doğal değerlerin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Yöntem: Çalışma kapsamında olası heyelan, deprem ve taşkın afetlerine ilişkin risk analizlerinde Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemlerinden yararlanılmıştır. Farklı kurumlardan temin edilen veriler mekânsal analizler için uygun hale getirilmiş, her afet türüne özel risk haritaları oluşturulmuş ve bu haritalar birleştirilerek bütünleşik bir risk değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca, bölgenin su dengesi Schendel yöntemiyle hesaplanmış ve iklim özellikleri göz önünde bulundurularak sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmiştir. Bulgular: Elde edilen analiz sonuçları, Çınarcık ilçesindeki jeoturizm noktalarının afet türlerine göre farklı risk düzeylerine sahip olduğunu göstermektedir. Her bir afet türü için oluşturulan haritalar, bölgedeki alanların hangi risk seviyesinde yer aldığını ortaya koymuş ve bu alanların sürdürülebilir kullanım potansiyelini belirlemede önemli bilgiler sunmuştur. Sonuç: Çalışma, sürdürülebilir turizm planlaması açısından bilimsel bir zemin oluşturmakta ve farklı afet türlerini birlikte ele alan nadir bütünleşik risk değerlendirmelerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Bu yönüyle, Türkiye’de özellikle Çınarcık ölçeğinde sürdürülebilir jeoturizm planlamasına yönelik önemli katkılar sağlamaktadır.Öğe Türü: Öğe , Exploring Sustainable Tourism Practices in Dark Tourism(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Yalçınkaya, TarıkAim: This study aims to explore sustainable tourism practices in the context of dark tourism, using the sustainable framework as a guide. Method: To achieve the objectives of this study, a participant observation technique was employed during two guided tours of the Gallipoli Battlefields; one conducted in English and the other in Turkish. The study field is well-known for being a key destination for battlefield tourism, and it’s a prime example of war-related attractions that fit into the category of dark tourism. Results: According to the sustainable framework established in the literature, the data analysis identified three primary themes: economic factors, socio-cultural factors, and environmental factors. Under each of these themes, sustainable tourism practices were observed during the data collection process. The principal sustainable practices noted during the tours included the preservation and promotion of cultural and historical heritage, experiential activities such as boat rides or hiking, and contributions to the local economy by supporting local restaurants. Conclusion: There are significant differences between Englishspeaking and Turkish-speaking tours. The Gallipoli Peninsula, recognised as a significant site for dark tourism in Türkiye, offers prospects for diversifying mass tourism activities through sustainable initiatives, such as the establishment of hiking trails. The Dire Directorate of Gallipoli Historic Site, the leading destination management organisation on the Gallipoli Peninsula, is expected to set up partnerships with tour companies, who will create tour itineraries centred on sustainable tourism practices in the battlefields.Öğe Türü: Öğe , Sürdürülebilir Turizm Kapsamında Doğal Alanlardaki Ziyaretçi Deneyimlerinin İncelenmesi(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Mazlum, Berna; Güven, Selda; Şahin, SedaAmaç: Bu çalışmanın amacı, Kastamonu İlinin doğal alanlarını ziyaret eden turistlerin deneyimlerini incelemek, bu deneyimlerin olumlu ve olumsuz yönlerini analiz ederek destinasyonun turistik gelişimi açısından mevcut durumu değerlendirmektir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, sürdürülebilir turizm ilkeleriyle örtüşebilecek önerilere dolaylı olarak katkı sunulması hedeflenmektedir. Yöntem: Doğal alanlara yönelik yapılan yorumlar, Dünya’nın en büyük seyahat bilgi kaynaklarından biri olarak kabul edilen TripAdvisor sitesinden elde edilen veriler yardımıyla değerlendirilmiş ve yorumlar içerik analizine tabi tutulmuştur. Kastamonu iline ait TripAdvisor sitesinde gezilecek yerler kategorisinde yer alan 6 destinasyon ve toplamda 407 yorum incelenmiştir. Bulgular: Doğal alanlara ilişkin paylaşılan 407 yorum içerisinden %73.34’ü olumlu (n=842) ve %26.66’sının olumsuz (n=306) olmak üzere toplamda 1.148 kodlama yapılmıştır. Yorumların yaklaşık % 90’ı mükemmel- çok iyi, % 10’u ise kötü-berbat derecelendirmeye sahiptir. Doğal alanlara ilişkin en sık tekrar eden olumlu kod destinasyonların güzelliğini nitelendiren “muhteşem, doğa harikası, büyüleyici, mükemmel, harika, çok güzel, inanılmaz, nefes kesici” gibi kelimelerden oluşmaktadır. Olumsuz açıdan en sık tekrar eden kod ise ulaşım yollarının yetersizliğiyle ilgili sorunlar olarak ifade edilmiştir. Sonuçlar: Kastamonu ilindeki doğal alanlara yönelik yapılan yorumlar, ziyaretçilerin büyük ölçüde memnun kaldığını ve bölgedeki doğal alanlarda genel olarak olumlu deneyimler yaşadıklarını göstermektedir. Ancak olumsuz kodlamaların oranı dikkate değer düzeydedir ve ziyaretçilerin çevre kirliliği, ulaşım ve alt yapı problemleri gibi bazı sorunlarla karşılaştığı belirlenmiştir. Dolayısıyla hem memnuniyeti arttırıp hem de doğal kaynakların korunmasını sağlayarak uzun vadede sürdürülebilir turizme katkıda bulunabilmek için ziyaretçilerin yorumları yardımıyla tespit edilen problemlerin çözülmesi gerekmektedir.Öğe Türü: Öğe , MENA Ülkelerinin Su Sürdürülebilirliği Açısından CRITIC ve TOPSIS Yöntemleri Kullanılarak Sıralanması(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Çankal, AhmetAmaç: Çalışmanın amacı, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi ülkeleri ve Türkiye’nin su sürdürülebilirliği performansını, Yale Üniversitesi’nin 2024 Çevresel Performans Endeksi (EPI) verilerine dayandırarak değerlendirmektir. Çevresel sağlık, ekosistem canlılığı ve iklim değişikliği kategorilerinden seçilen 10 gösterge kullanılarak, ülkelerin su sürdürülebilirliği performans sıralaması oluşturulmuş ve kriterlerin önem dereceleri belirlenmiştir. Yöntem: Çalışmada, kriter ağırlıklarını nesnel bir şekilde hesaplamak için CRITIC (Criteria Importance Through Intercriteria Correlation) yöntemi kullanılmıştır. Ardından, TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) yöntemiyle 16 ülkenin su sürdürülebilirliği performansı sıralanmıştır. Libya, Suriye ve Yemen 2024 EPI listesinden çıkarıldığı için analiz kapsamına dahil edilmemiştir. Analizler, Python programlama dili kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, kriter ağırlıklarının sıralamaya etkisini değerlendirmek için duyarlılık analizi yapılmıştır. Bulgular: CRITIC yöntemiyle, biyoçeşitlilik ve habitat (BDH) ile sudaki metaller (HMT) en yüksek ağırlıklı kriterler olarak belirlenirken, sanitasyon ve içme suyu (H2O) ile güvenli olmayan içme suyu (UWD) en düşük ağırlıklara sahip olmuştur. TOPSIS sonuçlarına göre, Suudi Arabistan, Mısır ve Tunus en yüksek su sürdürülebilirliği performansını sergilerken; Lübnan, İsrail ve Irak ise en düşük performansı göstermiştir. Duyarlılık analizi sanitasyon ve sudaki metaller kriterlerinin sıralamaları daha çok etkilediğini belirlemiştir. Sonuç: Çalışma, Suudi Arabistan’ın sınırlı su kaynaklarına rağmen etkili yönetimle yüksek performans sergilediğini, Lübnan, İsrail ve Irak’ın ise atık yönetimi ve güvenli içme suyu alanlarında iyileştirmeye ihtiyaç duyduğunu ortaya koymuştur. Türkiye için, kırsal bölgelerde temiz suya erişim ve atık su arıtma altyapısının güçlendirilmesi öncelikli politika hedefleri olarak belirlenmiştir. Duyarlılık analizi, kriter bazlı stratejik planlamanın önemini vurgulamış; ‘Sanitasyon ve İçme Suyu’ ve ‘Sudaki Metaller’ gibi kriterlerin sıralamalarda belirleyici olduğu tespit edilmiştir.Öğe Türü: Öğe , Çevresel Sürdürülebilirlik için Yeşil Enerji Verimliliği: BRICS Ülkelerinden Kanıtlar(İstanbul Gelişim Üniversitesi Yayınları / Istanbul Gelisim University Press, 2025) Türköz, KumruAmaç: Bu çalışma, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik büyüme arasındaki dengeyi esas alan yeşil büyüme çerçevesinde, BRICS ülkelerinde (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) 1995–2023 dönemi boyunca yeşil enerji verimliliğinin gelişimini analiz etmektedir. Çalışmanın temel hedefi, bu ülkelerin enerji bileşiminde yaşanan dönüşümün çevresel ve ekonomik sonuçlarını değerlendirerek, yeşil enerji verimliliğindeki değişimin kaynaklarını teknik, yönetsel ve yapısal boyutlarıyla ortaya koymaktır. Yöntem: Araştırmada, enerji girdisinin sermaye ve emekle ikame edilebilirliğini dikkate alan ve çevre üzerindeki baskıyı istenmeyen çıktı olarak modele entegre eden veri zarflama analizine (Data Envelopment Analysis - DEA) dayalı Malmquist toplam faktör verimliliği endeksi kullanılmıştır. Bu yöntem aracılığıyla yeşil enerji verimliliğinde zaman içinde meydana gelen değişim, teknik değişim ve verimlilik değişimi bileşenleri bazında ayrıştırılmıştır. Bulgular: Ampirik bulgular, incelenen dönemde beş ülkenin ortalama yeşil enerji verimliliğinin %10,2 oranında arttığını ve bu artışın temel kaynağının teknik değişim olduğunu ortaya koymaktadır. Çin, %10,3’lük artışla yeşil enerji verimliliği artışında en yüksek performansı sergileyen ülke olurken, fosil yakıtlara yüksek bağımlılığı nedeniyle Rusya, %2,9 ile yeşil enerji verimliliğinde en düşük performansı göstermiştir. Sonuç: BRICS ülkelerinin yeşil enerji verimliliğinin gelişimi; düşük karbonlu ekonomiye geçişin, yeşil teknolojilerin ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının başarılı şekilde hayata geçirildiğine işaret etmektedir. Ancak bu sürecin sürdürülebilirliğinin sağlanması için sadece teknolojik gelişmeler yeterli değildir; aynı zamanda yönetimsel, finansal ve birtakım yapısal reformların da geliştirilmesi gerekir. Böylece yeşil enerji verimliliği, ekonomik büyümenin ekolojik temelde sürdürülmesinde kilit bir araç hâline gelebilir.


















