Çocuksuzluğa “Gönüllü” Olmak: Damgalanma ve Baş Etme Stratejileri
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, gönüllü çocuksuzluk deneyiminin toplumsal damgalama pratiklerini ve bu damgalara karşı geliştirilen baş etme taktiklerini açığa çıkarmayı hedeflemektedir. Nitel araştırma desenlerinden biri olan gömülü teori deseniyle kurgulanan çalışmada, amaçlı ve kartopu örnekleme tekniğiyle bir arada ulaşılan yirmi dört gönüllü çocuksuz bireyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sahadan elde edilen veriler, sürekli karşılaştırmalı analiz tekniğiyle çözümlenmiş ve analizin nihayetinde temaların ilişkisel olarak ortaklaştığı eksen “normatif sapma” olarak belirlenmiştir. Bu sapma pratiği, gönüllü çocuksuzların ebeveynliği bilinçli bir şekilde reddetmelerinin ötesinde, toplumsal normlarla kesintisiz müzakere süreçleri doğrultusunda kendilerini yeniden konumlanmalarına işaret etmiştir. Bulgular, gönüllü çocuksuzluk deneyiminin toplumsal etkileşimler, kimlik inşaları ve ilişkisel stratejiler içerisinde çok katmanlı bir yapıya tekabül ettiğini göstermektedir. Katılımcılar, farklı sosyal bağlamlarda ilişkisel, ahlaki, karaktere yönelik ve toplumsal cinsiyet temelli olmak üzere farklı damga tipleriyle karşılaşmakta ve buna karşılık bazı damgaları kabul ederek bazılarını yeniden anlamlandırarak baş etme stratejileri geliştirmektedirler. Bu doğrultuda damgaları ebeveynlere yöneltebilmekte, kimlik inşası anlatılarını görünür kılabilmekte, alternatif sosyal ağlar inşa etmekte ve toplumsal meşruiyet arayışına yönelebilmektedirler. Neticede açığa çıkan bütünlüklü tablo, gönüllü çocuksuzluğun sabit bir toplumsal konumdan daha ziyade toplumsal etkileşimlerle yeniden şekillenen ilişkisel bir süreç olduğunu göstermektedir. Bu süreç, hem normatif kodların neredeyse bütünüyle reddedildiği hem de geliştirilen stratejilerle bu normlara uyum üreten akışkan bir yerleşikliğe işaret etmiş böylelikle toplumsal damgalar ile damgalara verilen karşılıklı etkileşimin gönüllü çocuksuzluk deneyimini anlamlandıran ana unsur olduğu ortaya çıkmıştır.
This study uncovers social stigmatization practices toward voluntarily childless individuals and their coping tactics. Adopting a qualitative grounded theory design, the research utilizes in-depth interviews with 24 voluntarily childless participants selected through purposive and snowball sampling. Data were analyzed using the constant comparative method, revealing normative deviance as the central axis where themes relationally converge. Beyond a mere conscious refusal of parenthood, this deviance reflects a process where individuals reposition themselves through continuous negotiations with social norms. The findings show that voluntary childlessness constitutes a multilayered structure within social interactions, identity constructions, and relational strategies. In various social contexts, participants encounter relational, moral, character based, and gendered stigmas. In response, they develop coping strategies by accepting certain labels while reframing others. Consequently, they redirect stigmas toward parents, make identity building narratives visible, construct alternative social networks, or seek social legitimacy. Ultimately, voluntary childlessness emerges as a relational process reshaped by social interactions rather than a fixed social standing. This process points to a fluid settlement involving both the near total rejection of normative codes and adaptation to them through developed strategies. Thus, the reciprocal interaction between social stigmas and coping responses constitutes the primary element defining the voluntary childlessness experience.










