Kaleden Kervansaraya: Anadolu’da “Ribāt”ın Anlamsal Dönüşümü
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma, XI. yüzyıldan XIV. yüzyıla kadar Anadolu’da “ribat” kavramının mimarî, kurumsal ve kavramsal dönüşümünü incelemektedir. İlk dönemlerde İslam sınır bölgelerinde askerî amaçlarla inşa edilen ribatlar, Anadolu’nun coğrafî ve sosyo-kültürel şartları doğrultusunda zamanla farklı işlevler kazanmıştır. Selçuklu döneminde söz konusu yapılar, askerî fonksiyonlarının yanı sıra dinî inziva, konaklama ve ticari faaliyetlere hizmet eden çok işlevli merkezlere dönüşmüştür. Bu süreçte ribatlar, kervansaray, han ve tekke gibi kurumlarla bütünleşmiş veya yerlerini bu yapılara bırakmıştır. Çalışma, mimari bulgular, vakıf kayıtları ve sözlük kaynaklarını birlikte değerlendirerek ribatın yalnızca fiziksel bir yapı değil, aynı zamanda değişen toplumsal ihtiyaçlara göre yeniden şekillenen dinamik bir kurum olduğunu ortaya koymaktadır. Elde edilen veriler, İslami kavramların tarihsel ve coğrafi bağlamlara bağlı olarak yeniden tanımlandığını göstermekte; ayrıca çok katmanlı kavramların incelenmesinde disiplinler arası yaklaşımın önemine dikkat çekmektedir.
This study examines the architectural, institutional, and conceptual transformation of the concept of ribāt in Anatolia from the eleventh to the fourteenth century. Originally constructed for military purposes in the frontier regions of the Islamic world, ribāts gradually acquired new functions in response to the geographical and socio-cultural conditions of Anatolia. During the Seljuk period, these structures evolved into multifunctional centers that served not only military purposes but also religious retreat, accommodation, and commercial activities. In this process, ribāts either became integrated with institutions such as caravanserais, hans, and tekkes or were gradually replaced by them. By examining architectural evidence, endowment records, and lexical sources together, this study demonstrates that the ribāt was not merely a physical structure but also a dynamic institution that was reshaped in response to changing social needs. The findings show that Islamic concepts were redefined according to changing historical and geographical contexts and highlight the importance of an interdisciplinary approach to the study of multilayered concepts.










