Vajinismuslu bireylerde farklı yoğunluktaki kısa dönem telerehabilitasyon temelli pelvik taban eğitiminin ICF çerçevesinde etkinliği
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışmada vajinismus tanısı almış kadınlarda farklı yoğunluklarda uygulanan kısa dönem telerehabilitasyon temelli pelvik taban eğitimi programlarının, Uluslararası İşlevsellik, Engellilik ve Sağlık Sınıflandırması (ICF) çerçevesinde işlevsellik, cinsel işlev, ağrı düzeyi, yaşam kalitesi ve psikolojik durum üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma katılımcıları, haftada 3 seans uygulanan yoğun program (1. grup) ve haftada 1 seans uygulanan düşük yoğunluklu program (2. grup) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Dahil edilme ve dışlama kriterlerini karşılayan toplam 38 gönüllü katılımcı çalışma kapsamına alınmıştır. Tüm katılımcılara müdahale öncesinde ve sonrasında Kadın Cinsel İşlev Ölçeği (FSFI), Yaşam Kalitesi Ölçeği, Anksiyete ve Depresyon Ölçeği, VAS Ağrı Skalası ve ICF temelli işlevsellik değerlendirme formları uygulanmıştır. Her iki gruba aynı içerikte ancak farklı yoğunlukta telerehabilitasyon programı sunulmuştur; program pelvik taban farkındalık eğitimi, gevşeme teknikleri, kontrollü kasılma–gevşeme egzersizleri ve ev temelli dijital takip uygulamalarından oluşmuştur. Verilerin analizinde SPSS 27.0 paket programı kullanılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde, haftada 3 seans uygulanan yoğun telerehabilitasyon temelli pelvik taban eğitimi programının, cinsel işlev, yaşam kalitesi ve VAS ağrı puanlarında haftada 1 seans uygulanan programa kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek iyileşme sağladığı belirlenmiştir (p<0,05). Bu grupta ayrıca pelvik taban kas kontrolünde ve gevşeme yanıtında belirgin artış gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, her iki grupta da müdahale sonrası dönemde anksiyete ve depresyon puanlarında artış olduğu saptanmıştır. Yoğun program uygulanan grupta bu artış daha belirgin olmakla birlikte, gruplar arası karşılaştırmada anksiyete ve depresyon düzeyleri açısından klinik iyileşme yönünde bir değişim izlenmemiştir. Haftada 1 seans uygulanan düşük yoğunluklu programda da benzer şekilde anksiyete ve depresyon puanlarında artış gözlenmiş; özellikle psikolojik iyilik hâli alanında değişimin sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. VAS ağrı puanlarında her iki grupta da azalma olmakla birlikte, bu azalmanın yoğun programa kıyasla düşük yoğunluklu programda daha sınırlı düzeyde olduğu görülmüştür. Çalışmanın genel değerlendirmesi, kısa dönem telerehabilitasyon temelli pelvik taban eğitiminin vajinismuslu kadınlarda fiziksel işlevsellik, cinsel işlev ve ağrı düzeyi üzerinde olumlu etkiler sağladığını; ancak psikolojik durum üzerinde kısa vadede iyileştirici bir etki göstermediğini, hatta anksiyete ve depresyon düzeylerinde artışla seyredebildiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, vajinismusun çok boyutlu yapısı göz önüne alındığında, kısa süreli fizyoterapi temelli müdahalelerin psikolojik bileşenleri tek başına yeterince hedefleyememesi ile ilişkili olabilir. Sonuç olarak, vajinismus tedavisinde telerehabilitasyon temelli pelvik taban eğitiminin fiziksel ve fonksiyonel kazanımlar açısından etkili bir yöntem olduğu; ancak psikolojik iyilik hâlinin desteklenmesi için multidisipliner ve daha uzun süreli yaklaşımlarla birlikte ele alınması gerektiği düşünülmektedir.
The aim of this study was to examine the effects of short-term telerehabilitation-based pelvic floor training programs with different intensities on functionality, sexual function, pain levels, quality of life, and psychological well-being in women diagnosed with vaginismus, within the framework of the International Classification of Functioning, Disability and Health (ICF). Participants were divided into two groups: the intensive program (3 sessions per week) and the low-intensity program (1 session per week). A total of 38 volunteers who met the inclusion and exclusion criteria were included in the study. All participants completed the Female Sexual Function Index (FSFI), Quality of Life Scale, Anxiety and Depression Scale, VAS Pain Scale, and ICF-based functionality assessment forms before and after the intervention. Both groups received the same program content but in different intensities; the program consisted of pelvic floor awareness training, relaxation techniques, controlled contraction–relaxation exercises, and home-based digital follow-up modules. Data analysis was conducted using SPSS 22.0. According to the findings, the intensive telerehabilitation-based pelvic floor training program applied three times per week resulted in significantly greater improvements in sexual function, quality of life, and VAS pain scores compared to the low-intensity program applied once per week (p<0.05). Participants in the intensive group also demonstrated marked improvements in pelvic floor muscle control and relaxation response. However, contrary to the improvements observed in physical and functional outcomes, an increase in anxiety and depression scores was observed in both groups after the intervention period. This increase was more pronounced in the intensive program group, and no improvement in psychological status was detected in the intergroup comparison. Similarly, in the low-intensity program group, anxiety and depression scores also increased, and changes in psychological well-being remained limited. Although VAS pain scores decreased in both groups, the reduction was less pronounced in the low-intensity program compared to the intensive protocol. Overall, these findings indicate that short-term telerehabilitation-based pelvic floor training is effective in improving physical functionality, sexual function, and pain levels in women with vaginismus; however, it does not appear to provide short-term psychological benefits and may be associated with increased anxiety and depression levels. This outcome may be related to the multifactorial nature of vaginismus and the possibility that short-duration physiotherapy-based interventions alone are insufficient to adequately address psychological components. Therefore, while telerehabilitation-based pelvic floor training represents an accessible, feasible, and patient-centered intervention for the physical aspects of vaginismus, its integration with multidisciplinary and longer-term psychological support may be necessary to achieve comprehensive treatment outcomes.










