İthal Damatların Babalık Mücadelesi: Hamburg Örneği
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma Hamburg’a evlilik yoluyla göç etmiş ithal damatların babalık deneyimlerini konu edinmektedir. Çalışmada göçün babalık rollerine etkilerinin izlerini sürmek hedeflenmektedir. Bu doğrultuda Türkiye’de doğup evlilik aracılığıyla Hamburg’a göç etmiş, iki dilli çocuk sahibi 12 babayla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji deseniyle yürütülen çalışmada veriler MAXQDA 24 programında içerik analizi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, göç sürecinde babaların toplumsal statüsünün düştüğünü, ev içi otoritelerinin sarsıldığını ve bu değişimlerin erkeklik rollerinin sorgulanmasına zemin hazırladığını ortaya koymaktadır. Bu durumun en sık rastlanan sorumlusu babaların dil yetersizliğidir. Almancayı yeterli düzeyde öğrenemeyen babalar, iki dilli çocuklarıyla kurdukları duygusal ilişkide ve toplumsal yaşama katılımda yüzeysel kalmıştır. Bu nedenle hem çocukla hem de kamusal alanla kurulan ilişkilerin belirleyicisi Almanya’da doğup büyüyen anneler haline gelmiştir. Başka bir deyişle Türk babalar, kendi babalarından edindikleri babalık örüntülerinde kırılmalar yaşamıştır. Almanya’nın kadın ve çocuklara dair politikalarının daha yoğun oluşu da bu kırılmalarda yarıklar oluşturmaya devam etmiştir. Sonuçta Türkiye’de geleneksel rollerle anlamlandırılan babalık deneyimleri, özellikle dil yetersizliği ve politikalar aracılığıyla geleneksel rollerden kopuşa mecbur bırakmış ve göç, Türk babalarını ilgili babalık rollerine itmiştir.
This study explores the fatherhood experiences of “imported grooms” who migrated to Hamburg through marriage. It aims to trace the effects of migration on fatherhood roles. To this end, in-depth interviews were conducted with 12 fathers who were born in Türkiye, migrated to Hamburg through marriage, and have bilingual children. Employing a phenomenological design within qualitative research, the data were analyzed using content analysis with the MAXQDA 24 software. Findings reveal that during the migration process, fathers experienced a decline in social status, a weakening of domestic authority, and consequently a questioning of traditional masculinity roles. The most common factor underlying these shifts was the fathers’ limited language proficiency. Fathers who failed to acquire sufficient German competence were found to develop superficial emotional connections with their bilingual children and to participate only marginally in social life. Consequently, mothers - who were born and raised in Germany - became the primary agents shaping both familial and public-sphere relationships. In other words, Turkish fathers experienced ruptures in the fatherhood patterns inherited from their own fathers. Moreover, Germany’s strong policy focus on women and children has continued to widen these ruptures. Ultimately, fatherhood experiences that were traditionally defined in Türkiye have been forced to diverge from conventional roles through the combined influence of language barriers and host-country policies, steering migrant fathers toward more “involved fatherhood” practices.










