Türkiye'deki sol örgütlenmeler içinde erkekliğin sorgulanması ve inşası

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Gelişim Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

Bu çalışma, Türkiye'deki sol hareketlerin toplumsal cinsiyet normlarıyla ilişkisini ve özellikle erkeklik pratiklerinin kadınların hareket içindeki deneyimlerini nasıl etkilediğini analiz etmektedir. Sol, ideolojik olarak eşitlik ve özgürlük ilkelerine dayanmasına rağmen, pratikte ataerkil yapıları ve hegemonik erkeklik normlarını yeniden üretmektedir. Bu durum, sol ideolojinin toplumsal dönüşüm iddialarını cinsiyet eşitliği bağlamında sorgulayan feminist hareketlerin yükselişine yol açmıştır. Çalışma, feminist teorilerin ve kadın hareketlerinin sol hareketlerde toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik farkındalığı artırmadaki rolünü ele alırken, kadınların liderlik pozisyonlarına erişim ve karar alma süreçlerine dahil olma mücadelelerini de inceler. Türkiye'de 1980 sonrası dönemde kadın hareketleri daha görünür hale gelmiş ve feminist eleştiriler, sol ideoloji içindeki cinsiyetçi yapıları hedef almıştır. Kadınlar, ataerkil yapıların dönüştürülmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için yeni stratejiler geliştirmiştir. Örneğin, feminist gruplar tarafından başlatılan kampanyalar, kadınların liderlik pozisyonlarına erişimini ve eşitlikçi bir örgüt yapısının oluşturulmasını teşvik etmiştir. Bununla birlikte, sol hareketlerin toplumsal cinsiyet meselelerini sınıfsal mücadeleye ikincil bir konu olarak görme eğilimi, bu dönüşüm çabalarını sınırlamıştır. Feminist teoriler, hegemonik erkeklik normlarının eleştirilmesi ve kadınların örgütlerdeki görünürlüğünün artırılması için bir çerçeve sunmuştur. Araştırma sonuçları, feminist hareketlerin yalnızca sol ideoloji içindeki cinsiyetçi yapıları sorgulamakla kalmadığını, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin daha geniş bir çerçevede ele alınmasına katkı sağladığını göstermektedir. Feminist eleştiriler, kadınların emek ve liderlik rolleri arasındaki dengesizliği görünür kılmış ve bu dengesizliği düzeltmek için örgüt içindeki yapısal reformların önemini vurgulamıştır. Feministlerin sağladığı bu perspektif, sol hareketlerin daha kapsayıcı bir yapıya dönüşümüne olanak tanımıştır. Sonuç olarak, Türkiye’deki sol hareketlerin toplumsal cinsiyet eşitliğiyle uyumlu bir şekilde dönüşmesi, feminist hareketlerin katkılarıyla mümkün olmuştur. Öneriler arasında, kadınların liderlik pozisyonlarında daha fazla yer alması için kota uygulamaları ve farkındalık artırıcı eğitim programlarının yaygınlaştırılması yer almaktadır. Ayrıca, feminist ve LGBTİ+ hareketlerle dayanışma içinde kapsayıcı politikalar geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çalışma, sol ideolojinin toplumsal dönüşüm iddialarının da ancak ii feminist teoriler ve toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesiyle güçlendirilebileceğini ortaya koymaktadır.

This study examines the relationship between leftist movements in Turkey and gender norms, focusing on how masculinity practices have impacted women's experiences within these movements. Despite the core principles of equality and freedom, patriarchal structures and hegemonic masculinity norms have persisted in leftist practices. These contradictions have fueled the rise of feminist critiques, which have questioned these structures and advocated for gender equality. The study explores the role of feminist theories and women’s movements in raising awareness about gender equality within leftist organizations, as well as women’s struggles for leadership positions and inclusion in decision-making processes. Post-1980, women’s movements in Turkey gained visibility, with feminist critiques targeting patriarchal structures within leftist ideology. Women developed new strategies to challenge these structures and promote gender equality. Campaigns led by feminist groups aimed to increase women's representation in leadership and foster equitable organizational practices. However, leftist movements' tendency to view gender issues as secondary to class struggle has limited the extent of this transformation. Feminist theories have provided a framework for critiquing hegemonic masculinity norms and enhancing the visibility of women in these movements. The findings highlight that feminist movements have not only challenged gendered structures within leftist ideology but have also contributed to a broader approach to gender equality struggles. Feminist critiques have exposed the imbalance between women’s labor and leadership roles, emphasizing the need for structural reforms within organizations. These perspectives have enabled leftist movements to evolve into more inclusive entities. In conclusion, the alignment of leftist movements in Turkey with gender equality depends significantly on feminist contributions. Recommendations include implementing quotas to increase women's participation in leadership roles and expanding awareness programs. Solidarity with feminist and LGBTQ+ movements is essential for developing inclusive policies. This study demonstrates that leftist ideological commitments to societal transformation can only be realized through feminist theories and gender equality advocacy.

Açıklama

Danışman: DOÇ. DR. ÖZLEM DERİN SAĞLAM Yer Bilgisi: İstanbul Gelişim Üniversitesi / Lisansüstü Eğitim Enstitüsü / Sosyoloji Ana Bilim Dalı Konu: Sosyoloji = Sociology

Anahtar Kelimeler

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Sol İdeoloji, Hegemonik Erkeklik, Feminist Hareket, Ataerkil Yapılar, Gender Equality, Leftist Ideology, Hegemonic Masculinity, Feminist Movement, Patriarchal Structures

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren