İstanbul Gelişim Üniversitesi Kurumsal Açık Erişim Arşivi

DSpace@Gelişim, İstanbul Gelişim Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.



Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Öğe ,
    Akademisyenlerin İşkolik, İşe Bağlılık ve Örgütsel Bağlılık Seviyeleri Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi
    (Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2025) Aksu, Bumin Çağatay
    Bu araştırmanın ilk amacını akademisyenlerin örgütsel bağlılık, işe bağlılık ve işkoliklik seviyeleri arasındaki ilişkileri ortaya koymak oluşturmaktadır. Örgütsel bağlılık, işe bağlılık ve işkoliklik kavramları çalışma şartlarına ve bireysel özelliklere göre şekillenmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın ikinci amacı akademisyenlerin örgütsel bağlılık, işe bağlılık ve işkoliklik seviyelerinin demografik özelliklere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Araştırmada 1436 akademisyene anket uygulanması yolu ile veri toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde Pearson korelasyon, bağımsız örneklem t, ANOVA, geçerlilik ve güvenilirlik analizleri uygulanmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda akademisyenlerin ‘’örgütsel bağlılık ile işe bağlılık seviyeleri’’ arasında ‘’örgütsel bağlılık seviyeleri ile işkoliklik seviyeleri’’ arasında ‘’işkoliklik seviyeleri ile işe bağlılık seviyeleri’’ arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen t testi sonucunda cinsiyet değişkeni açısından işkoliklik seviyeleri için; medeni durum ve üniversite türü açısından ise işe bağlılık seviyeleri açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen ANOVA analizi sonucunda ise akademik unvan, toplam iş tecrübesi ve kurumdaki kıdem değişkenleri açısından işe bağlılık ve örgütsel bağlılık seviyeleri açısından anlamlı bir farklılık tespit edilirken; işkoliklik açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Sözcü ve Yeni Akit Gazetelerinde Yer Alan “2 Nisan Boykot” Haberlerinin Karşılaştırmalı Eleştirel Söylem Analizi
    (Mustafa Cankut, 2025) Begtimur, Mehmet Emin
    Araştırma birbirlerinden farklı mülkiyet yapısı ve politik duruşa sahip Sözcü ve Yeni Akit gazetelerinin “2 Nisan Boykot” (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ve kötüleşen ülke ekonomisine tepki olarak başlatılan kitlesel satın almama hareketi)’a ilişkin haberleri ele alış biçimleri arasındaki farklılıkları ve benzerlikleri ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu amaçla Sözcü ve Yeni Akit gazetelerinin 02 Nisan 2025 – 04 Nisan 2025 tarihleri arasındaki haber arşivlerinin her birinden üçer adet olmak üzere toplam altı adet haber rastgele örnekleme yöntemiyle seçilerek eleştirel söylem analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. 02 Nisan 2025 – 04 Nisan 2025 tarihleri konuya ilişkin haberlerin yoğun olarak işlendiği zaman dilimi olduğundan örneklem söz konusu gazetelerin bu üç günlük arşivinden seçilmiştir. Örneklem olarak seçilen haberler makro ve mikro yapıdan analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda incelenen haberlerin hem makro yapı analizinde hem de mikro yapı analizinde önemli farklılıklar ve benzerlikler tespit edilmiştir. Makro yapı analizinde haber başlığı, fotoğraf kullanımı, arka plan/bağlam bilgisi, kaynak ve kişisel yorum açısından benzer; haber girişi ve ana olayın sunumunda farklı yol izlendikleri saptanmıştır. Mikro yapı analizinde ise sentaktik ve retorik açından hem benzerlik hem de bazı farklılıklar tespit edilmekle birlikte en büyük farklılığın kelime seçimlerinde görüldüğü ortaya konulmuştur.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Yeşil Pazarlamanın Çevresel Sürdürülebilirliğe Etkisinde Marka Bağlılığının Aracılık Rolü
    (Mustafa Cankut, 2025) Keke, Mehmet Emin
    Bu çalışma, yeşil pazarlamanın çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini incelemeyi ve bu ilişkide marka bağlılığının aracılık rolünü araştırmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin küresel düzeyde öncelik kazanmasıyla birlikte, işletmelerin çevre dostu stratejiler benimsemesi ve bu stratejilerin tüketici algısı üzerindeki etkileri giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu bağlamda araştırmada, yeşil pazarlama faaliyetlerinin çevresel sürdürülebilirlik algısına olan katkısı ve bu ilişkinin marka bağlılığı aracılığıyla nasıl şekillendiği analiz edilmiştir. Araştırma, nicel araştırma yöntemleri çerçevesinde, ilişkisel tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma kapsamında 09.02.2024 tarihli ve 2024-02 sayılı toplantı kararıyla İstanbul Gelişim Üniversitesi Etik Kurulu’ndan gerekli izinler alınmıştır. Veriler, İstanbul’daki özel okullarda görev yapan 390 yönetici (müdür ve müdür yardımcısı) ile yapılan anket uygulamasıyla elde edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemiyle toplanan veriler SPSS 24.0 programı aracılığıyla analiz edilmiş; betimleyici istatistiklerin yanı sıra t-testi, ANOVA, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, yeşil pazarlamanın hem marka bağlılığı hem de çevresel sürdürülebilirlik üzerinde anlamlı ve pozitif etkisi bulunmaktadır. Ayrıca, marka bağlılığının çevresel sürdürülebilirlik üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir yordayıcı olduğu ve yeşil pazarlamanın çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkisinde kısmi bir aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, tüketicilerin çevresel sürdürülebilirlik algılarının, yeşil pazarlama faaliyetleri kadar marka ile kurdukları duygusal bağlılık düzeyinden de etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, marka sadakati ile sürdürülebilirlik duyarlılığı arasında simbiyotik bir ilişki olabileceğine işaret etmektedir. Aynı zamanda, demografik değişkenlerin (cinsiyet, yaş, mesleki deneyim vb.) bu algılar üzerinde anlamlı farklar oluşturduğu görülmüştür. Çalışma, sürdürülebilirlik odaklı marka stratejilerinin oluşturulmasında yeşil pazarlamanın ve marka bağlılığının birlikte ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Netflix Dizisi Adolescence (2025) Bağlamında Incel ve Red Pill Akımlarının Kurgusal Temsili
    (Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2025) İşler Sevindi, Meltem; Akalın, Atilla
    Incel (istemsiz bekâr) ve Red Pill akımları, çevrimiçi platformlarda özellikle genç erkekler arasında yaygınlaşan ve toplumsal cinsiyet dinamiklerini etkileyen yeni sosyal oluşumlardır. Bu makale, bu akımların popüler kültürdeki yansımalarını incelemek üzere Netflix’in 2025 yapımı Adolescence (Ergenlik) adlı mini dizisini vaka incelemesi olarak ele almaktadır. Çalışmada, dizinin dört bölümü nitel içerik analizi ve söylem çözümlemesi yöntemleriyle incelenmiş; incel söylemleri ve Red Pill retoriğinin kurgudaki temsillerini ortaya çıkarmak amacıyla temalar ve kavramlar kodlanmıştır. Analiz sonucunda, dizide ergenlik çağındaki bir erkek karakterin maruz kaldığı siber zorbalık ve toplumsal dışlanmanın, incel hareketine özgü kolektif hınç ve şiddet söylemlerine evrildiği görülmüştür. Buna karşılık, Red Pill görüşünü savunan söylemlerin anlatıya daha dolaylı ve ılımlı bir biçimde dâhil olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular beş temel tema etrafında toplanmıştır: toplumsal dışlanma ve kolektif hınç, modern erkeklik ve cinsiyet temelli öfke, reddedilme ve intikam döngüsü olarak şiddet, ailevi ihmâl ve dijital radikalleşme, sorumluluk ve yüzleşme. Bu temalar aracılığıyla dizi, incel ideolojisinin ergenlik dönemindeki yıkıcı etkilerini ve Red Pill perspektifinin görece daha yapıcı duruşunu gözler önüne sermektedir. Sonuç olarak, çalışma bulguları ergenlikte yaşanan dışlanma ve aşağılanma deneyimlerinin basit bir “gençlik sorunu” olmaktan öte, dijital çağda radikal toplumsal cinsiyet ideolojilerini besleyen ciddi dinamikler olabileceğini göstermektedir.
  • Öğe Türü: Öğe ,
    Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Bulaşıcı Hastalıklarla İlgili Risk Farkındalığı, Korunmayla İlgili Davranış ve Tutumları: Tanımlayıcı Kesitsel Çalışma
    (Türkiye Klinikleri Yayınevi, 2025) Keten, Seda; Yörük, Gülşen
    Amaç: Bu çalışma, sağlık bilimleri fakültesinde eğitim gören öğrencilerin bulaşıcı hastalıklarla ilgili risk farkındalığı ile korunmayla ilgili davranış ve tutumlarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın evrenini İstanbul’da bulunan özel bir üniversitenin sağlık bilimleri fa kültesinde öğrenim gören 2.357 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçimine gidilmeksizin çalışmaya katılmayı kabul eden öğrenciler çalışma kap samına alınmıştır. Verilerin toplanmasında, Demografik Bilgi Formu ve Bulaşıcı Hastalıklar Risk Farkındalığı ve Korunma Ölçeği kullanılmıştır. Analizlerde bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu grup karşılaştırmalarında Tukey testi kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatiksel olarak anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 381 katılımcı dâhil edilmiştir. Katılımcıların 288’i (%75,6) kadın, 93’ü (%24,4) erkekti. Çalışmamıza katılanlardan 369’u (%96,9) bekâr, 372’si (%97,6) 18-29 yaş arasında, çoğu 1.sınıf (%32,5) ile dil ve konuşma terapisi (%37,3) öğrencisiydi. Kadınların puan ortalaması (3,99±0,43) erkeklerinkinden (3,52±0,65), şehirde yaşayanların puan ortalaması (3,96±0,45) kırsalda yaşayanlarınkinden (3,45±0,68) daha yüksektir (p<0,01). Sınıflar karşılaştırıldığında; 2.sınıftakiler (3,94±0,47) en yük sek puan ortalamasına, 4. sınıftakiler ise (3,71±0,70) en düşük puan ortalamasına sahiptir ve iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır (p=0,044). Bölüm olarak en yüksek puan ortalaması (3,97±0,51) hemşirelik öğrencilerine, en düşük puan ortalaması (2,31±0,27) sağlık yönetimi öğrencilerine aittir (p<0,001). Alt boyut analizlerinde en düşük puan ortalaması ortak yaşam risk farkındalığına (3,44±0,64), en yüksek puan ortalaması el yıkama davranışlarına (4,36±0,77) aittir. Toplam ölçek puanı ortalaması 3,88±0,03’tür. Sonuç: Katılımcıların ölçekten aldıkları puanlar yüksek olmakla beraber erkeklerin, kırsal kesimde yaşayanların ve sağlık yönetimi öğrencilerinin bulaşıcı hastalıklar hak kında risk farkındalığı ve korunmayla ilgili algı düzeyleri daha düşüktür. Sağlık bilimleri fakültesindeki tüm eğitim programlarının müfredatına bulaşıcı hastalıklar ve korunma yollarıyla ilgili derslerin eklenmesi, hem sağlık alanında çalışacak olan öğrencilerin sağlığının hem de toplum sağlığının korunmasına olumlu katkılar sunacaktır.