ARAŞTIRMA MAKALESI ‘HÜRRİYET’, ‘SABAH’ VE ‘CUMHURİYET’ GAZETELERİNİN KAHRAMANMARAŞ DEPREMİ SONRASINDA BİLİŞSEL YAPI BAĞLAMINDA KARŞILAŞTIRILMASI Mehmet ÖZDEMİR*, Taylan MARAL** Gönderim Tarihi: 01.07.2023 - Kabul Tarihi: 31.08.2023 Özdemir, M., & Maral, T. (2023). ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması. Etkileşim, 12, 190-215. doi: 10.32739/etkilesim.2023.6.12.219 Bu çalışma araştırma ve yayın etiğine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Öz İnsanların düşüncelerini ve duygularını ifade etmek için kullandıkları temel araç olan dil, iletişim kurmanın yanı sıra insanların düşünce süreçlerini de şekillendirmekte ve toplumsal etki oluşturmaktadır. Belirli bir konu ya da tartışma çerçevesinde kullanılan dil ise ‘söylem’ olarak ifade edilmektedir. Söylemin toplumsal etkisi, kullanılan dilin doğru veya yanlış algılanmasına, belirli bir toplumsal kesime yönelik olup olmamasına ve insanların düşüncelerini nasıl şekillendirdiğine bağlıdır. Bu açıdan kitle iletişim araçlarının en önemlilerinden biri olan gazeteler, toplumsal etki oluşumunda önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, yayın politikaları farklı olan Hürriyet, Sabah ve Cumhuriyet gaze- telerinin 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremde gazete- lerinin manşetlerinde gösterdikleri tavır ve duruşları değerlendirilmiştir. Nitel ve nicel yöntemli bir araştırma olan bu çalışmada Kahramanmaraş depremine yönelik haber ve yorumlar içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir. Edi- len bulgular, toplumun birlik ve beraberlik içerisinde olması gereken zamanlar olarak değerlendirilen afet ve savaş hâli gibi durumlarda, gazetelerdeki ayrıştı- rıcı veya birleştirici dilin kullanımı da ortaya koymayı amaç edinmektedir. Anahtar Kelimeler: gazete manşetleri, söylem, Kahramanmaraş depremi, Hürriyet gazetesi, Sabah gazetesi, Cumhuriyet gazetesi. * Doktor/Öğretim Görevlisi, Ankara Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Ankara, Türkiye. mehmet255@gmail.com, ORCID: 0000-0002-9213-1926 ** Doktor Öğretim Üyesi, İstanbul Gelişim Üniversitesi, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, İstanbul, Türkiye. taylanmaral@gmail.com, ORCID: 0000-0003-4508-4001 190 ETKİLEŞİM Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi ISSN: 2636-7955 Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 RESEARCH ARTICLE A COMPARISON OF ‘HÜRRİYET’, ‘SABAH’ AND ‘CUMHURİYET’ NEWSPAPERS IN THE CONTEXT OF COGNITIVE STRUCTURE AFTER THE KAHRAMANMARAŞ EARTHQUAKE Mehmet ÖZDEMİR*, Taylan MARAL** Received: 01.07.2023 - Accepted: 31.08.2023 Özdemir, M., & Maral, T. (2023). ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması. Etkileşim, 12, 190-215. doi: 10.32739/etkilesim.2023.6.12.219 This study complies with research and publication ethics. Abstract Language, which is the basic tool people use to express their thoughts and feelings, shapes people’s thought processes as well as communication and creates social impact. The language used within the framework of a particular topic or discussion is referred to as ‘discourse’. The social impact of discourse depends on whether the language used is perceived correctly or incorrectly, whether it is directed towards a certain social segment, and how it shapes people’s thoughts. In this respect, newspapers play an important role in the formation of social influence. The aim of this study is to compare the attitudes of the national newspapers Hürriyet, Sabah and Cumhuriyet during the Kahra- manmaraş-centered earthquake on February 6, 2023, and how they showed this stance in the headlines of their newspapers. The findings obtained in this study also reveal the use of divisive or unifying language in the newspapers in situations such as disaster and war, which are considered as the times when the society should be in unity and solidarity. Keywords: newspaper headlines, discourse, Kahramanmaraş earthquake, Hürriyet newspaper, Sabah newspaper, Cumhuriyet newspaper. * Lecturer/PhD, Ankara University, Vocational School of Health Services, Ankara, Türkiye. mehmet255@gmail.com, ORCID: 0000-0002-9213-1926 ** Assistant Professor/PhD, Istanbul Gelisim University Faculty of Economics, Administrative and Social Sciences, Istanbul, Türkiye. taylanmaral@gmail.com, ORCID: 0000-0003-4508-4001 ISSN: 2636-7955 Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ETKİLEŞİM 191 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL Giriş Kitle iletişim araçlarının toplumsal olayların duyurulmasında, halkın bilgilen- dirilmesinde, eğlendirilmesinde ve eğitilmesinde etkin olması, kitle iletişim araçlarının en önemli görevleri arasında bulunmaktadır. Bu görevler kitle ile- tişim araçlarına çeşitli kuramlar ve yaklaşımlarla birlikte atfedilirken, Siebert, Peterson ve Schramm’ın ortaya attığı “Basının Dört Kuramı” yaklaşımında da kendisini göstermektedir. Kitle iletişim araçları “haber verme” görevini yerine getirirken kuşkusuz etik yaklaşımlar göstererek, toplumsal ahlaki değerlere uygun bir şekilde bu görevini yerine getirmelidir. Ancak Siebert ve diğerlerinin geliştirdiği dört kuram bağlamında bakıldığında bazı yönetim yapılarında görülen ve kuram haline getirilen yaklaşımlarda, basının toplum yararına değil aksine iktidar sa- hipleri yararına veya kendi ekonomik çıkarlarına göre hareket ettiği de görül- mektedir. Bu açıdan habere konu ‘olay’, basın kuruluşlarının sahiplik yapılarına, ideolojilerine ve amaçlarına göre de değişiklik gösterebilmektedir. Ancak söz konusu ‘olay’, ideoloji ve siyaset üstü bir durum olduğunda ge- nel kabul görmüş basın ilkelerinin birincil derecede uygulanabilir olması, diğer tüm unsurların ötesinde bir beraberlik yaklaşımı içermesi de gerektirmektedir. İdeolojik yaklaşımların topluma yansıtılması, hangi olayın gündemde tutulup hangisinin gündeme getirilmemesi gibi yaklaşımlar basın kuruluşlarının yu- karıda belirtilen özelliklerine göre değişiklik gösterse de toplumun genelini ilgilendiren savaş, doğal afet, salgın hastalık gibi konularda toplum yararının üstte tutulmasının doğru olduğu düşünülmektedir. Dünyanın en etkili doğal olaylarından birisi olan depremler de toplumları birçok yönden doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemektedir. Dünyada meyda- na gelmiş çeşitli depremlerin toplumsal sarsıntılara neden olduğu göz önünde bulundurularak, kitle iletişim araçlarının sosyal sorumluluk yaklaşımı gereği kullandıkları dili özenle seçmesi gerekmektedir. Deprem ülkesi olmamız ne- deniyle tarihsel süreç içerisinde çok sayıda deprem yaşanmış ve binlerce insa- nımız hayatını kaybetmiştir. 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremde de ülkemiz son yılların en büyük felaketlerinden birisini yaşamıştır. Kahramanmaraş merkezli deprem, çevre illerde de büyük ölçüde yıkıma sebep olmuştur. Bu çalışmada deprem sonrasındaki ilk 30 günlük süre içerisinde ulusal ba- sının önde gelen ve yayın politikaları farklı olan gazetelerinden Hürriyet, Sa- bah ve Cumhuriyet ’in birinci sayfalarında kullandığı dil ve söylem “Bilişsel Yapı” bağlamında karşılaştırılmıştır. Çalışmada anket ve görüşme gibi etik kurul izni gerektiren etkenler kullanılmamış olup, Hürriyet, Sabah ve Cumhuriyet gazete- lerinin ilk sayfaları ve manşetleri üzerinden değerlendirme yapılmıştır. 192 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması Söylem ve İdeoloji Fairclough’a göre, söylem bir toplumsal yapıdır ve insanlar arasındaki sosyal ilişkileri yansıtır ve yeniden üretir. Söylem, dil kullanımının ötesinde, sosyal, kültürel ve ideolojik etkileşimlerin de bir ürünüdür. Söylem, toplumsal yapıları yansıttığı gibi, toplumsal yapıları yeniden üretmektedir. Fairclough, söylemin dilin kullanımından daha fazlasını ifade ettiğini ve toplumsal güç ilişkilerinin bir yansıması olduğunu savunmaktadır (Fairclough, 2010, s. 96). Bir başka ifade ile söylem, insanların birbirleriyle iletişim kurarken kullandıkları dilsel yapıların tamamıdır. Söylem sadece dilin kullanımını değil, aynı zamanda dilin kullanıldı- ğı tüm sosyal, kültürel ve ideolojik etkileşimleri de içermektedir. Punch, söy- lemin sadece dilsel bir yapı olmadığını, aynı zamanda toplumsal yapıların da bir yansıması olduğunu savunmaktadır. Söylem, belirli bir toplumsal bağlamda kullanılan dilin dışında, güç ilişkileri, kimlik, inanç ve değerler gibi unsurların da içinde olduğu daha geniş bir sosyal etkileşim ağı olarak da tanımlanmaktadır. Bu nedenle söylemin anlaşılması için sadece dilbilgisi ve sözcüklerin anlamları- na odaklanmak yeterli değildir, aynı zamanda sosyal ve kültürel faktörlerin de dikkate alınması gereklidir (Punch, 2005, s. 34). Wetherell ve diğerleri (2001, s. 187), söylem analizine ilişkin dört farklı yak- laşım geliştirmişlerdir. Bu yaklaşımlar şu şekilde ifade edilebilir: Konuşma-ettiği-yer: Bu yaklaşım, söylemi belirli bir toplumsal bağlamda in- celemeyi önermektedir. Konuşma-ettiği-yer yaklaşımı, söylemin belirli bir za- man ve mekânda kullanılan dilbilgisel ve semantik özelliklerini, söylemin üre- tildiği toplumsal koşulları ve güç ilişkilerini analiz etmektedir. Yapısalcı yaklaşım: Bu yaklaşım, söylemin dilin yapısını ve özelliklerini analiz eder. Yapısalcı yaklaşım, söylemin gramatik yapılarını, cümle yapılarını, sözcük- lerin anlamlarını ve söylemde kullanılan diğer dilsel özellikleri inceler. Sosyal-aksiyomatik yaklaşım: Bu yaklaşım, söylemin toplumsal etkileşimler ve eylemlerle ilişkisini incelemektedir. Sosyal-aksiyomatik yaklaşım, söylemin belirli bir amaca veya toplumsal eyleme hizmet ettiği durumları da analiz et- mektedir. Kültürel yaklaşım: Bu yaklaşım, söylemin kültürel koşullarını, inanç sistem- lerini, değerleri ve sembollerini analiz etmekle birlikte, söylemin belirli bir kül- türdeki yerini ve kültürel etkileşimlerini incelemektedir. Belirli araç ve stratejilerin kullanımıyla ilgili olan manipülatif söylemde, eğer belirlenmiş araçlar ve stratejiler kullanılmazsa, konuşmacı, dinleyicinin inanç ve davranışlarını değiştiremez. Saussure, manipülatif söylemle ilgili iki görüşü tartışmaktadır. Bu görüşlere göre manipülatif söylem, biçimsel özel- likler yoluyla tanımlanabilir bir söylem türüdür veya bir dil kullanımı türüdür. Eğer manipülatif söylem bir anlatı, tiyatro oyunu veya masal gibi bir söylem türü ise, bazı dilsel formlar sadece manipülatif söylemlerde bulunabilir veya manipülatif söylemler özgün bir yapı türüyle sürdürülebilir. Ancak Saussure, manipülatif söylemin, biçimsel özelliklerinden dolayı değil; konuşmacının be- ETKİLEŞİM 193 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL lirli bir hedefe ulaşmak amacıyla üretildiği için var olduğunu savunarak, ma- nipülatif söylemi sadece dilsel kriterlere göre değerlendirilen bir söylem türü olarak görmemiştir (Saussure, 2005, s. 118). Söylem ve ideoloji arasındaki ilişki, ideolojinin söylem tarafından nasıl taşındığı, yayıldığı ve yeniden üretildiği ile ilgilidir. İdeoloji, toplumsal düşünceler, inançlar ve değerler sisteminin bir par- çasıdır ve toplumda bireylerin tutumlarını ve davranışlarını etkiler. Bu ideolojik değerler, bireyler tarafından özümsenerek kabul edilir ve söylem tarafından yayılır. Söylem, ideolojinin iletilmesi ve yeniden üretilmesi için bir araçtır. İdeo- lojik mesajlar, söylem aracılığıyla belirli bir dil ve kültür içinde inşa edilir ve bu şekilde toplumda yayılır. İdeolojiyi belli bir toplumun egemen sınıfının dünya görüşü olarak tanımla- yan Marx ve Engels, söz konusu egemen sınıfın toplumda hâkimiyetini sürdür- mesine ve kendi çıkarları doğrultusunda politik, ekonomik ve sosyal sistemleri belirlemesine hizmet ettiğini ifade etmektedir. İdeolojinin gerçekliğin yansı- ması değil, aksine gerçekliği çarpıtan ve saklayan bir dünya görüşü olduğunu savunarak, ideolojinin toplumsal yapıdaki eşitsizlikleri meşrulaştırarak mevcut düzeni sürdürmeyi amaçladığını öne sürmektedir (Marx & Engels, 1975, s. 36). Söylem ve ideoloji arasındaki yakın ilişkiyi vurgulayan bir görüşe sahip olan Hodge ve Kress’e göre, dil kullanımı ideolojik unsurlar içermekte ve belirli bir ideolojinin yayılmasına veya desteklenmesine katkıda bulunmaktadır. Dil, toplumsal düzenin korunması, yeniden üretilmesi ve değiştirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Hodge ve Kress, bu ideolojik etkinin, söylemin metinsel ve görsel özelliklerinde de açıkça görülebileceğini savunmaktadır. Örneğin reklamcılıkta kullanılan görsellerde ve metinlerde, belirli bir ideolojinin yan- sıtıldığını ve insanların tüketim kültürüne yönlendirildiğini belirtmektedirler. Aynı şekilde, haberlerde kullanılan dil ve anlatım biçimleri de belirli bir ide- olojiyi yansıtmakta ve insanların olaylara bakış açılarını etkileyebilmektedir. Hodge ve Kress (1988, s. 75), söylemin ideolojik bir araç olarak kullanıldığını ve bu nedenle ideolojik etkinin farkında olunarak, eleştirel bir şekilde analiz edilmesi gerektiğini savunmaktadır. İdeolojiyi, toplumsal bir grubun paylaştığı ortak politik, dini ve kültürel fikir ve inanç sistemi olarak tanımlayan van Dijk, bireyin toplumsallaşmaya başladı- ğı andan itibaren yaşadığı toplumun ideolojilerini öğrenmeye başladığını ve hayatı boyunca davranışlarına ve etkileşimlerine yansıttığını belirtmektedir. Örneğin gazetelerde yayınlanan bir haberin ele alınış biçimi, kullanılan dil ifa- deleri ve okuyucuların verdiği dilsel tepkiler, belirli bir grubun ideolojik yan- sımalarını gösterebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında ideolojiler, dil (söylem) aracılığıyla yeniden inşa edilmektedir (van Dijk, 2011, s. 6). Haberlerin sunu- munda kullanılan ifadelerin, seçilen kelimelerin ve hatta kelimelerin sıralanış ve noktalama işaretlerinin dahi anlam oluşturmada, mesaj vermedeki etkisini göz önüne alarak ifade etmek oldukça önemlidir. Bireylere ve dolayısıyla top- lumun tamamına çoklu olarak ulaşılan kitle iletişim araçlarında bunun gibi un- surların dikkatli kullanılması gerekmektedir. 194 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması Haberde söylem Metin semantiği, kelimelerin, cümlelerin ve söylemlerin anlamlarını incele- yen bir alan olarak öne çıkmaktadır. Bu alan, tümceler ve cümleler arasındaki bağlara, dolaylı anlatımlara ve anlam ilişkilendirmelerine odaklanarak metin yapısını çözümlemektedir. Özellikle haberlerde kullanılan cümle yapıları, keli- me seçimleri ve bu kelimelerin cümlelerdeki dizilimleri üzerinde durulmaktadır. Basit ya da karmaşık cümle yapıları, sözcük ve sözcük öbekleri metin semanti- ği çözümlemelerinde önemlidir. Metin semantiği ayrıca metin önermelerinin birbirine bağlı olaylarla ilişkilendirilmesine de dikkat etmektedir. Kelimeler, cümleler ve diğer metinsel ifadeler arka plan bilgilerine dayanarak çıkarımda bulunulabilecek içerikleri ve iddiaları ima yoluyla ortaya koymaktadır. İma, en güçlü semantik kavramlardan biridir ve metinde varsayımlar, gereklilikler ve çağrışımlar şeklinde kullanılabilmektedir. Habercilikte üslup tercihleri, muhabirlerin veya gazetecilerin sosyo-politik ve ideolojik bakış açıları hakkında fikir vermektedir. Bir şeyi nasıl ifade ettiği- mizle ilgili olan retorik, haberin sunumunda da önemli bir unsurdur. Haberlerin retorik yapısı, iletişimde amaçlanan etkilere ve niyetlere bağlıdır. van Dijk’a göre, haberler toplumdaki elit grupların baskın inanç ve düşünce sistemlerinin benimsetilmesini sağlamak için ideolojik bir amaç taşımaktadır. Bilgi ve ikna önermelerinin kabul edilmesi girift ve sarmal bir süreç olarak kabul edilirken, haberlerde ispatlayıcı belgeler, görgü tanıkları, sayılar ve alıntılar sunularak okuyucunun ikna edilmesi amaçlanmaktadır (van Dijk, 1988, s. 82). Bu amaçla haber içeriğinde ve haber başlığında kullanılan söylem, gerek gazetenin dur- duğu yeri ifade etmesi açısından gerekse hitap ettiği kesim açısından belirleyi- cidir. Belirli bir haberin aktarımında kullanılan dil yapısı, haberle ilgili tutumun yanlı olduğunu gösteren bir anlam ağı oluşturur. Bu anlam ağı, haberin içeriği- ni, habercinin, köşe yazarının ya da yayın kuruluşunun kendi inanç ve değerler sistemine, yani ideolojisine ve dil kullanımına göre nasıl yorumladığını göster- mektedir (Oktar, 2002, s. 39). Yorumlanan veya yorumlanması istenen haber/içerik, kamuoyu tarafından istenen gündemin de belirlenmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda Cohen’in “gündem hazırlama tezi”, medyanın toplumsal gündemi belirleme ve yönlen- dirme gücüne odaklanan bir tezdir. Bu teze göre, medya, toplumda önemli konuları belirleyerek bunları ön plana çıkarmakta ve dolayısıyla insanların bu konulara daha fazla ilgi göstermesine neden olmaktadır. Medyanın, seçtiği ko- nuları nasıl sunacağına ve hangi açıdan ele alacağına karar vererek toplumsal gündemi şekillendirdiği düşünülmektedir. Bu tez, medyanın kamuoyunu et- kileme gücüne dikkat çekmekte ve medya kuruluşlarının sorumluluğunu vur- gulamaktadır (Cohen, 1963, s. 38). Gündem hazırlama tezi ile birlikte benzer şekilde gelişen bir başka kuram daha kamuoyu üzerinde önemli etkiye sahiptir. Shaw, McCombs, Weaver ve Ham tarafından geliştirilen “Gündem birleştirme tezi”, medya tarafından sunulan haberlerin toplumun gündemini belirlediği fikrine dayanmaktadır. Bu teze göre, medya, hangi konulara odaklanacağımızı ETKİLEŞİM 195 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL ve bu konular hakkında nasıl düşüneceğimizi belirleyerek, toplumsal gündemi şekillendirmektedir. Medyanın bu etkisi, belirli bir olaya ilişkin haberlerin sü- rekli olarak yayınlanması veya belirli bir konu hakkında olumlu veya olumsuz bir tutum sergilenmesi yoluyla gerçekleşebilir. Bu süreç, toplumun belirli bir konuda daha fazla bilinçlenmesine ve bu konuda bir fikir birliği oluşmasına yol açmaktadır (Shaw ve diğerleri, 1999, s. 17). Her okur, bir haber metnini kendi dünya görüşünden, ideolojik bakış açı- sından ve bilişsel algısından hareketle okur. Bu nedenle, her okur farklı bir yo- rum getirebilir ve farklı bir etkiyle karşılaşabilir. Kurmaca metinler, okurların yaratıcı düşüncelerini harekete geçirebilecek yapıya sahip metinlerdir. Haber metinleri de gerçek olaylardan beslenmekle birlikte, kurmaca metinler gibi ele alınabilmektedir (Ülkü, 2004, s. 380). Burada okuyucunun farklı yorumladığı haber metinleri veya gazete içerik- lerinin incelenmesi ve yorumlanması önemlidir. Sosyal bilimcilerin ikilemi ve toplumsal algının incelenmesine yönelik genel yaklaşımlar, retoriğin altında bilinçli profesyonel kimlik yönetimiyle ilgili farklı çıkarımlar yapabilmektedir. “Nitel malzeme” kavramı göz önünde bulundurulduğunda, bu tür ham veri- ler bir metin koleksiyonunun bağlamı ve referansı olarak kabul edilmekte ve ilgili metinler Cartwright (1988, s. 91) tarafından “nitel malzeme” olarak ta- nımlanan ifadelerin kodlama etkinliğiyle bilimsel verilere dönüştürülmektedir. Kodlama, tüm bilimsel çalışmalar için bir ön koşuldur ancak kodlama sorunu, niteliksel ve nicel araştırmalar için yapısal olarak aynıdır. Her iki yaklaşımda da gözlemlenen olayların amaca yönelik olarak sistematik bir şekilde toplanması ve söylemin bir veri haline dönüştürülmesi için analizi yapılır. Bu açıdan bakıl- dığında, kodlama ve içerik analizi arasında herhangi bir ayrım yoktur. Markoff ve diğerlerinin (1975, s. 24) ifade ettiği gibi, kodlama ve içerik analizi birbirinin yerine kullanılabilirken, sosyal amaçlar için bir metne uygulanan herhangi bir metodik ölçüm olarak da tanımlanmıştır. İçerik analizi, basitçe bir metnin kod- lamasına atıfta bulunurken kodlamanın amacı, anlamsal olarak orijinal belgeye yakın bir şekilde organize edilmiş veri dosyası oluşturmaktır. Bilişsel yapı yak- laşımı da söylemdeki düşünsel altyapının -ve hatta ideolojinin- ifade edilmesini bu ki yaklaşım bağlamında değerlendirir. van Dijk da haber metinlerinin çözümlenmesinde ideolojik yaklaşımların söylemler ile belirlenebileceğini ve çözümleneceğini ifade etmektedir. Ona göre sözcükler, cümleler ve hatta paragraf yapıları metnin semantik yapısını meydana getiren temel unsurlardır. Haberdeki söylemi semantik, retorik ve bilişsel yapı olmak üzere üç başlıkta çözümleyen van Dijk, söylemin özellikle bilişsel yapısının haber metninin hem üretim hem de alımlama aşamasında önemli olduğunu belirtmektedir (1977, s. 97). Bilişsel yapı çözümlemesi, dilin nasıl kullanıldığını anlamaya çalışmaktadır. Bu teoriye göre, insanlar bir dil öğ- rendiğinde, o dildeki kelimeler ve cümleler, belleklerinde belirli bir düzen için- de depolanmakta, bu depolama, bilişsel yapı adı verilen bir sistem tarafından yapılır ve kişinin bir dildeki bilgisi, bu sistem tarafından organize edilmektedir. 196 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması Bu sistem, insanların bir dili anlama, üretme ve kullanma becerilerinden so- rumludur. van Dijk bu teorisiyle dilin kullanımını, bilişsel yapıların nasıl orga- nize edildiği ve birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğu konusunda daha iyi bir anlayış sağlamayı amaçlamaktadır (van Dijk, 2014, s. 173). Haber ve söy- lem analizinde kullanılan bu yöntemle birlikte gerek içerik üreticilerin gerekse alımlayıcı olan okurların ideolojik olarak yaklaşımı da alımlama derecelerinde belirleyici olacaktır. Afet Söylemi Olarak Deprem Kurumsal olarak değerlendirildiğinde özellikle ticari işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk sahibi olmaları gerektiği beklenirken, artık ölçeklerine ba- kılmaksızın her alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşun maddi kaygıları olsun veya olmasın mutlaka sosyal sorumluluk ilkesine uygun hareket etmesi beklenmektedir (Biber, 2002, s. 132). Bu açıdan bakıldığında kitle iletişim araç- ları olan gazete, radyo, televizyon, internet vb. ortamlarda üretilen içeriklerin, kullanılan dil ve söylemin kişileri ve toplumları etkileyebilecekleri unutulma- dan, etik değerler çerçevesinde sosyal sorumluluk anlayışına göre hareket et- meleri, toplumsal sorumluluk açısından gerekliliktir. Toplumsal olaylar, doğal afetler gibi kamuoyunu ilgilendiren ve genellikle ulusal ölçekli durumlarda medyada kullanılan dil, toplum yapısını ilk olarak an- lık etkilese de uzun vadede kalıcı görüşlerin ve etkilerinin oluşmasını da sağla- dığı görülmektedir. Medyada afetlere ilişkin söylemin; hassasiyet, doğruluk, objektiflik ve toplumsal fayda gibi ilkeler doğrultusunda olması gerekmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde, afetlerin oluş nedenleri, etkileri, kurtarma çalışmaları, yaralı- lar ve kayıplar hakkında bilgi verilmesi önemlidir. Ancak medyanın bu süreç- te insanların özel hayatlarına saygı göstermesi, spekülasyondan kaçınması ve dramatize etmemesi gerekmektedir. Ayrıca, medya kuruluşları, afetzedelerin mağduriyetini daha fazla artırmamak için yardım kampanyalarına, insanların acil ihtiyaçlarına ve yardım taleplerine de odaklanmalıdırlar. Bu sayede, medya afetlerin etkisini azaltarak insanları bilinçlendirebilmekte ve toplumsal daya- nışmayı artırabilmektedir. Türkiye’de bu tür yaklaşımlar özellikle kriz dönemlerinde daha da keskin- leşmeye başlamış, deyim yerindeyse “safların daha da sıklaştığı” görülmekte- dir. 1990’lardan itibaren özel gazete ve televizyonların artış göstermesi ve bu artış sonrası yayınlarına devam edebilmeleri için ticari kaygıları önde tutmaya çalışan medyadaki etik ihlalleri, haber içeriklerinin de önüne geçmeye başla- mıştır. Ortaya çıkan bu çatışma “medya terörü” tanımını doğurmuş ve uzlaşı ortamı aranır olmuştur. Bu nedenle 31 Ocak 1994’te Basında Uzlaşma Dek- larasyonu tüm medya kuruluşları tarafından imzalanmış ve geçici de olsa bir sükûnet ortamı oluşturularak halkın doğru bilgi alması sağlanmaya çalışılmıştır (Timisi & Dursun, 2003, s. 4). ETKİLEŞİM 197 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL Deprem gibi doğal afetlerin haberlerinde, doğru bilgi vermek ve panik ya- ratmamak için bazı noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Deprem haberle- rinde hedef kitleye doğru ve güncel bilgiyi aktarmak en önemli aşamalardan birisidir. Depremin büyüklüğü hakkında bilgi verilirken; kullanılan ölçek hak- kında, depremin yarattığı hasar ve kayıplar hakkında doğru bilgilerin verilmesi gerekirken insanları panikletecek ya da endişelendirecek ifadelerden de kaçın- mak oldukça önemlidir. Ayrıca bu haberlerde kesin olmayan ya da spekülatif bilgilerden, belirli bir gruba veya bölgeye yönelik ayrımcı ya da önyargılı ifade- lerden de kaçınmak gerekmektedir. Bununla birlikte tüm haberlerde olduğu gibi deprem haberlerinde de verilen bilgilerin nereden alındığı, hangi kurum- lardan veya kişilerden geldiği yan kaynağın doğru gösterilmesi önem arz et- mektedir. Burada kesinlikle manipülatif veya taraflı içeriğe yer verilmemelidir. Deprem haberlerinde, haberin toplumsal yararına uygun bir dil kullanılmalıdır. İnsanların can güvenliği, acil yardım çalışmaları ve diğer önlemler gibi konular hakkında bilgilendirici haberler yapılmalıdır. Depremler hakkında bilimsel açık- lamalar yapacak uzmanlardan görüş almak, insanların konu hakkında daha iyi bilgilendirilmesini sağlayacaktır. Gölcük merkezli 17 Ağustos 1999’da yaşanan ve aletsel büyüklüğü 7,8 ola- rak ölçülen deprem sonrasında Türk medyasında haberlerin yer alış biçimi de sorgulanmış, soğukkanlı bir habercilik anlayışı olmadığı yönünde eleştirilmiş- tir. Bu noktada haber içeriğinin sunulduğu mecranın deprem öncesindeki tutu- mu, deprem/afet sonrasındaki tutum ve davranışında da belirleyici olmuştur. Özellikle spor haberlerinde kullanılan fanatizm dili, deprem gibi önemli ve cid- di bir toplumsal olgu karşısında da çekinilmeden kullanılmaya devam etmiştir. Kahramanlaştırma, suç ve suçlu karşılaştırmalarıyla afete yönelik bakış açısı- nı oluşturmada toplumsal yararın önde tutulmadığı da görülmüştür (Timisi & Dursun, 2003, s. 7). Burada gazetecinin haberi yazarken kullandığı söylemin yönü, durduğu ideolojik tarafın fanatizminden çok haberi tam da olduğu şekilde yayınlaması şeklinde olmalıdır. Hearst’ın dediği gibi “Haber, birinin yayınlanmasını isteme- diği şeydir, gerisi reklamdır” sözünde anlatılmak istenen de haber içeriğinde kullanılan dilin destekleyici veya hedef gösterici olmasından öte gerçek olma- sıyla ilgilidir (Zeyrek, 2020). Deprem özelinde afet haberlerine bakıldığında genel olarak ilk günkü te- mel bilgilerin ardından sonraki günlerde suçlu arayışına gidildiği görülmekte- dir. Bütünsel yaklaşılmayan haber içeriklerinde ya mevcut sistemin savunuldu- ğu ve üçüncü şahısların sorumlu tutulduğu görülmüş ya da aksine sistemdeki eksiklikler ve hatalar öne çıkarılarak doğrudan devlet eleştirilir olmuştur. 198 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması Amaç ve Yöntem Türkiye coğrafi konumu nedeniyle deprem riskinin yüksek olduğu bir bölge- de bulunmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde çok büyük depremler yaşamış ve binlerce insanını kaybetmiştir. Bu çalışmada deprem haberlerine medyanın nasıl yaklaştığı ve nasıl bir söylem oluşturduğu üzerinde durulmuştur. Med- yanın kullandığı dil ve söylem her türlü haberde kritik bir önem taşımaktadır. Bu çalışmada, geleneksel medyanın temsilcilerinden olan gazetelerin afet du- rumlarında yayın politikalarına göre nasıl hareket ettikleri tespit edilmeye ça- lışılmıştır. Çalışmanın örneklemi, belirli bir amaç doğrultusunda seçilen örneklem türü olan amaçlı örneklemdir. Amaçlı örneklemede örneklem seçimi, örnekle- min temsil etmesi gereken özelliklere göre yapılmaktadır (Aziz, 1990, s. 49). Bu çalışmada farklı yayın politikalarına sahip olan Hürriyet, Sabah ve Cumhuriyet gazetelerinin Kahramanmaraş depreminin gerçekleştiği 06.02.2023 tarihin- den sonraki bir aylık süreçte ilk sayfalarında yer alan haberler incelenmiştir. Bu açıdan seçilen araştırma evreni, Basın İlan Kurumu’nun verileri temel alına- rak seçilen en yüksek tirajlı gazetelerden oluşmaktadır: Nitel ve nicel yönteme dayanan bu çalışmada Kahramanmaraş depremine yönelik haber ve yorumlar içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir. Çalışmada incelenen gazetelerin ilgili depremden sonraki otuz gün içeri- sinde yayımlanan tüm sayıları, deprem haberine yer verme, başka konulara eğilme, yazım dilinde etik ve ahlaki değerlerin gözetilmesi ve metinde sunulan bilimsel veri kategorileri açısından analiz edilmiştir. Haber ve söylem analizinde kullanılan bir yaklaşım olan Van Dijk’ın biliş- sel yapı çözümlemesi, söylemin dilbilimsel yapısından çok, insanların o söylemi anlama biçimleri ve olayları bilişsel olarak nasıl işledikleri üzerinde durulmak- tadır. Bu yaklaşım, haber metinlerinin nasıl işlendiğini ve anlamlandırıldığını anlamak için oldukça önemlidir. Bilişsel yapı çözümlemesi, haber metinlerinde kullanılan sözcüklerin, cümlelerin ve yapıların bir araya gelerek nasıl bir anlam ağı oluşturduğunu incelemektedir. Bu anlam ağı, okuyucunun ya da dinleyici- nin olayları nasıl algıladığını ve yorumladığını belirtmektedir. van Dijk’a göre, haber metinleri, okuyucuların ve dinleyicilerin zihinlerindeki bilişsel yapıları değiştirmek ve belirli bir bakış açısını benimsetmek için kullanılmaktadır (van Dijk, 2014, s. 141). Bu nedenle, haber metinleri ve söylemler, belirli bir ideolo- jik bakış açısını yansıtmakta ve okuyucuların ya da dinleyicilerin zihinlerinde belirli bir düşünce yapısının oluşmasına neden olabilmektedir. van Dijk’ın biliş- sel yapı çözümlemesi, haber ve söylem arasındaki bu ilişkiyi anlamak ve haber metinlerinin okuyuculara sunumunu değerlendirmek için kullanışlı bir araçtır. Bu çalışmada seçilen gazetelerin kullandığı söylemler ve aralarındaki ideolojik farklılıkların haberlere yansıması van Dijk’in bilinçsel yapı çözümlemesine göre değerlendirilmiştir. Basının “medya” olmasından önce gazeteciliğin daha etkin ve önemli ol- duğu, haber kaynaklarının nispeten daha az teyit edilebilir ancak bir o kadar ETKİLEŞİM 199 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL da güvenilir olduğu da unutulmamalıdır. Bu açıdan gazeteciliğin teknolojiyle birlikte hız kazandığı ancak bir o kadar da güvenilirliğini yitirdiği de dile geti- rilen söylemler arasında yer almaktadır. Hohenberg’e göre afet durumlarında gazetecilik duruşunun önemi diğer zamanlara göre daha da artmaktadır. Ona göre bir felaket durumunda gazetecilerin görevi çok önemlidir ve ne yapması gerektiği çok açıktır. Deprem veya sel gibi doğal felaketler meydana geldiğin- de gazeteciler tehlikeyi, zorluğu veya masrafı umursamadan haberi öğrenmek ve gazetede yayımlanmasını sağlamakla görevlidir. Bu gazetecilik geleneğinin bir parçasıdır ve iyi gazeteler bu geleneğe saygı gösterirler. Deprem haberini yayınlayan gazeteler, felakete uğrayan şehirlere ilk önce ve doğru bir şekilde olayın ayrıntılarını veren, depremzedelerin listesini doğru şekilde sağlayan, nereden ve nasıl yardım alabileceklerini bildiren, dayanma güveni ve cesareti sağlayan en önemli araçlardır (Hohenberg, 1963, s. 257). Başkut da afet durumlarında gazetecinin olaya dolayısıyla habere ilişkin yaklaşımını benzer şekilde ifade etmiştir. Afet durumlarında ölen ve yarala- nanların tam listesinin verilmesinin önemli olduğunu, bu listede ölen ve yara- lananların isimleri, meslekleri, yaşları gibi ayrıntılı bilgilerin yanı sıra yaralıların, yaralanma derecesinin de kaydedilmesi gerektiğini ifade eden Başkut, patla- maların meydana geldiği durumlarda ölü ve yaralı sayısının artabileceğine ve gazetecinin görevinin daha da zorlaşacağına dikkat çekmektedir. Afetin mey- dana geldiği yerde birçok söylenti de ortaya çıkabilmekte ve bu söylentilerde abartı ve gerçek dışı bilgiler dolaşabilmektedir. Ancak gazetecinin görevi bu verileri doğrulayarak gerçekliğini teyit etmektir (Başkut, 1967, s. 160). Temel olarak bakıldığında her durumda gazeteci, haber içeriğini üretirken, haberde kullandığı dil ve söylemi geliştirirken gazetecilik mesleği etik ilkeleri- ne de uygun hareket etmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım deprem gibi toplum- sal yıkımların çok üst seviyede olduğu durumlarda daha da öne çıkmaktadır. Toplumun sadece haber almasını sağlayacak haberler yapılması, ideolojik dil ve söylemlerden kaçınılması en temel yaklaşımlardandır. Bulgular Seçilen araştırma evreni kapsamında Basın İlan Kurumu’nun verileri temel alı- narak en yüksek tirajlı gazeteler belirlenmiş ve Hürriyet, Sabah ve Cumhuriyet gazetelerine yönelik bir araştırma gerçekleştirilmiştir. 06.02.2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş depreminden itibaren otuz günlük süre içerisinde belirtilen gazetelerin manşetleri özelinde birinci sayfalarında kullandıkları haberler nitel ve nicel olarak incelenerek elde edilen bulgular değerlendiril- miştir. Çalışma kapsamında elde edilen nicel ve nitel bulgulardan bu bölümde bahsedilmiştir. Nicel verilere ilişkin genel bulgular Örneklem kapsamında otuz gün boyunca takip edilen gazetelerin ilk sayfa- larında; Hürriyet gazetesinde 42, Sabah gazetesinde 44, Cumhuriyet gazetesin- 200 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması de 44 olmak üzere Kahramanmaraş depremi ile ilgili toplam 130 haber yayım- lanmıştır. Çalışma kapsamında üç gazete de otuz gün boyunca depremle ilgili haberlere hem manşetlerinden hem de sürmanşetlerinden yer vermişlerdir. Tablo 1. Deprem sonrasında gazetelerin belirlenen haber kategorilerine göre dağılımı Muhalefet Partilerin ve Müteahhitlerin Muhalefetin Hükümetin Gazete Belediyelerinin Suçlanmasına Suçlanmasına Suçlanmasına Yardımlarına Yer Yönelik Haberler Yönelik Haberler Yönelik Haberler Verilmesi Hürriyet 1 4 - - Sabah 1* 4 10 - Cumhuriyet 1 - - 11 Tablo 1 ’de deprem sonrasında gazetelerin ana sayfalarında belirlenen ha- ber kategorilerine göre dağılımı gösterilmektedir. Tablo 1’e göre Hürriyet, Sa- bah ve Cumhuriyet gazeteleri deprem dışındaki haberlere manşetlerinde yer vermemeyi tercih etmişlerdir. Her üç gazetede muhalefetin yaptığı yardımlar ile ilgili birer haber vermeyi tercih etmişlerdir. Ancak Sabah gazetesi bu habe- rinde olumsuz bir yaklaşım sergilerken diğer gazeteler yardım haberini olumlu olarak sunmayı tercih etmişlerdir. 30 gün boyunca yapmış olduğumuz incelemede dikkatimizi çeken en önemli haberlerden birisi ise yıkılan binalarda müteahhitlerin suçlu olarak gös- terilmesiydi. Hürriyet ve Sabah gazeteleri binaların yıkılmasında müteahhitleri suçlu gösteren 4’er haber yaparken Cumhuriyet gazetesinde bu konu ile ilgili habere rastlanılmamıştır. Cumhuriyet gazetesi bu tutumu ile bu yıkımlarda asıl suçlunun iktidar olduğu mesajını vermeye çalıştığı düşünülmektedir. Yapılan araştırmada en çok dikkat çeken haber konularından birisi de dep- remde insan kaybının ve zararın büyük olmasının muhalefete bağlanmasıyla ilgili haberlerdir. Hürriyet ve Cumhuriyet gazeteleri 30 gün boyunca yaptıkları haberlerde muhalefeti suçlamaya yönelik haber yayımlamazken Sabah gazete- si muhalefeti suçlamaya yönelik 10 haber yayımlamıştır. Çalışma kapsamında tutulan gazeteler depremde insan kaybının ve zararın büyük olmasının hükü- mete bağlanmasıyla ilgili de farklı bir tutum sergilemişlerdir. Hürriyet ve Sabah gazetesi haberlerinde hükümeti suçlayıcı haberlere yer vermezken Cumhuriyet gazetesi depremde bu kadar çok can kaybı ve yıkımın olmasında hükümeti suç- layan 11 haber yayımlamıştır. Tablo 1 genel olarak değerlendirildiğinde; gazetelerin rutin haberlerinde görülen yayın politikaları afet durumlarında çok fazla değişmemiştir. Gazete- ler siyasal ideolojilerine ya da sahiplik yapılarına göre haberler üretmeyi ve kamuoyu ile paylaşmayı tercih etmişlerdir. ETKİLEŞİM 201 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL Tablo 2. Deprem sonrası Hürriyet gazetesinin yayımladığı haberlerin başlıkları Tarih Manşet Başlığı Haberin İçeriği 1 7.02.2023 Peş Peşe Felaket Artçı sarsıntılara dikkat çekilmiş 2 8.02.2023 Dev Bir Çaresizlik Halkın çaresizliği ifade edilmiş Yıkımın en yüksek olduğu bölgeler 3 9.02.2023 En Perişan 7 Nokta belirtilmiş Yerli-yabancı arama-kurtarma 4 10.02.2023 Hepsi Nobellik ekiplerine övgü 5 11.02.2023 Saha Raporu Can ve mal kaybı envanteri verilmiş 6 12.02.2023 Helin 102 Saati Anlattı Mucize kurtuluş öyküleri 7 13.02.2023 Her Köşede Aynı Soru Şimdi bize ne olacak? Kimsesizler Mezarlığına atfen 8 14.02.2023 Asla Kimsesiz Değilsiniz kullanılmış başlık Depremzedelere satılacak evlere ilişkin 9 15.02.2023 Mart Başında İnşaat Başlar Cumhurbaşkanının ifadesi Deprem bölgesinden göç eden 10 16.02.2023 Elveda Güzel Şehrim depremzede haberi Tiyatro salonunda konaklayan 11 17.02.2023 Hayatın En Zor Rolü depremzedelere atfen Yabancı gazeteci ve arama- 12 18.02.2023 Yabancı Gözler İnanamadı kurtarmacıların, felaketin büyüklüğü karşısında yaşadığı şaşkınlık Hamile depremzedelerin doğum 13 19.02.2023 Umut Bebekleri haberleri Deprem bölgesinden uçakla ayrılan 14 20.02.2023 Uçakların Hüzün Seferi depremzedeler ve yardım ekipleri 15 21.02.2023 Deprem Yine Vurdu Bölgede yaşanan bir başka sarsıntı Artçı depremler nedeniyle yaşanan 16 22.02.2023 Korku Panik ve Kaçış korku ve yaşanan panik ABB’nin de bulunduğu deprem 17 23.02.2023 Örnek Olsun bölgesine önemli yardımların haberi Suriyeli mültecilerin yaşadığı deprem 18 24.02.2023 Savaştan Bile Beter korkusu Sinan Ayakta Torunları Depremde sağlam kalan Mimar Sinan 19 25.02.2023 Çadırda Heykeli ve depremzede çadırları ODTÜ hocaları tarafından kullanılan 20 26.02.2023 Karbon Fiber Mucizesi yeni bir tekniğin depreme dayandığı haberi İnşaatlarda kullanılan betonun 21 27.02.2023 Betondaki Ölüm Tuzağı kalitesinin düşük olduğuna ilişkin haber 202 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması İskenderun limanına demirleyen ve Keşke Bu Gemide Turist 22 28.02.2023 depremzedelere kapısını açan bir Olsaydım kruvaziyer gemisi Beklenen Marmara depremi ve İstanbul 23 1.03.2023 İstanbul için 100 Öneri haberi 1966’da Muş Varto’da depremden kaçarak Hatay Kırıkhan’a yerleşen 24 2.03.2023 1966 Varto 2023 Kırıkhan ancak burada da depreme yakalananların hikayesi Depremle hasar gören Bektaşlı köyünü 25 3.03.2023 Öne Deprem Sonra Kayalar bir de dağdan kopan kayaların ezmesi haberi 26 4.03.2023 Akşener Masadan Kalktı 6’lı masa ve siyaset haberleri 27 5.03.2023 Şimdi Ne Olacak 6’lı masa ve siyaset haberleri Zorunlu deprem sigortasına yönelik 28 6.03.2023 Vatandaş DASK’ı Soruyor sorular Deprem Varken Kavga 29 7.03.2023 CB Erdoğan’ın seçime ilişkin sözleri Etmeyiz 30 8.03.2023 Bir Mahalle De Siz Kurun Depremzedelere yardım haberi Tablo 2 ’de deprem sonrası Hürriyet gazetesinin otuz gün boyunca yayım- ladığı haberlerin başlıkları gösterilmektedir. Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan ve 6 Şubat 2023 tarihinde saat 04.17’de gerçekleşen 7.7 ve ardından 7.6 şiddetindeki depremin ilk haberi ertesi gün yani 7 Şubat 2023’de basılı yayın organlarında yer almıştır. Hürriyet gazetesi 7 Şubat tarihinde gele- neksel kırmızı-beyaz logosunun yerine siyah zeminli logo ile çıkmıştır. Gazete siyah logolu olarak 6 gün daha çıkmış sonrasında 13 Şubat’ta klasik logosuna dönmüştür. Gazete ilk manşetinde “Peş Peşe Felaket” başlığını kullanırken, Ha- tay, Adana, Kahramanmaraş ve Diyarbakır’dan yıkımlara dair görseller kullan- mıştır. Gazetede yayınlanan haberlerin başlıkları genel olarak yaşanılan olayla- rı anlatmakla birlikte depremden çıkarılması gereken derslere de odaklanıldığı görülmüştür. Tablo 3. Deprem sonrasında Sabah gazetesinin yayımladığı haberlerinin başlıkları Tarih Manşet Başlığı Haberin İçeriği 1 7.02.2023 Asrın Felaketi Afetin büyüklüğüne gönderme 2 8.02.2023 Eşsiz Dayanışma Yardımlaşma Hiç Kimseyi Sokakta 3 9.02.2023 CB Erdoğan’ın sözleri Bırakmayacağız 4 10.02.2023 Yaralar Sarılıyor Devletin ve milletin yardımları Depremzedeye 1 Yıl Kira 5 11.02.2023 CB Erdoğan’ın sözleri Desteği 6 12.02.2023 Tüm Yurtlar Depremzedelere CB Erdoğan’ın sözleri ETKİLEŞİM 203 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL 7 13.02.2023 Umut Hep Var Mucize kurtuluş hikayeleri 8 14.02.2023 Konteyner Kent Seferberliği Konteyner yardımları Acılı Ailelere 100 Bin TL Acil 9 15.02.2023 CB Erdoğan’ın sözleri İhtiyaç Yardımı Asrın Dayanışması 106 Milyar 10 16.02.2023 Yardım seferberliğine ilişkin haber Lira Kendileri Küçük Yürekleri Depremzedelere kumbaralarındaki 11 17.02.2023 Büyük paraları bağışlayan çocuklar haberi Yıkılan bir binanın kolonlarının kesildiği 12 18.02.2023 Bir Kolon 51 Can ve dükkan sahiplerinin tutuklandığı haberi Dönüşüm Karşıtları Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 13 19.02.2023 İskenderun’u Yıktı ilişkin haber CHP Dönüşüme Karşı Çıktı Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 14 20.02.2023 Tehlike Büyük ilişkin haber Şehirlerimizi Yeniden Ayağa 15 21.02.2023 CB Erdoğan’ın sözleri Kaldıracağız Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 16 22.02.2023 Her Girişimi CHP Engelledi ilişkin haber Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 17 23.02.2023 Yıkım Kafası ilişkin haber Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 18 24.02.2023 İşte Kentsel İhanet Haritası ilişkin haber Deprem inşaatının başladığına ilişkin 19 25.02.2023 Yeni Hayat İçin İlk Adımlar haber Dönüşüm Davaları Ölüme Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 20 26.02.2023 Davetiye ilişkin haber Kentsel Dönüşüm İçin Halkı Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 21 27.02.2023 Hep Uyardı ilişkin haber (Muhalefet Dönüşüme Karşı) Yıkılan Her Konutun Daha 22 28.02.2023 Güvenlisini ve Güzelini CB Erdoğan’ın sözleri Yapacağız Dönüşümü Engelleyen Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 23 1.03.2023 Milletimizi Hançerler ilişkin haber Türkiye’yi Mutlaka Dönüştüreceğiz Yıkımın sebebinin muhalefet olduğuna 24 2.03.2023 (Bay Bay Kemal ve Yanındaki ilişkin haber Hanımefendi Dönüşüme Karşı) 1999 depremine göre 2023 25 3.03.2023 Nereden Nereye depreminde daha iyi organize olunduğuna yönelik haber Afetlere Karşı Bilimsel 26 4.03.2023 CB Erdoğan’ın sözleri Seferberlik 204 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması Hiçbir Şey Eskisi Gibi 27 5.03.2023 CB Erdoğan’ın sözleri Olmayacak 28 6.03.2023 İşte Örnek Dönüşüm Kentsel dönüşüm haberi 29 7.03.2023 Baş Döndüren Kirli Pazarlık 6’lı masa ve siyaset haberleri 30 8.03.2023 Dertleri Türkiye Değil Koltuk 6’lı masa ve siyaset haberleri Tablo 3 ’te deprem sonrası Sabah gazetesinin otuz gün boyunca yayımladığı haberlerin başlıkları gösterilmektedir. Sabah gazetesi, Kahramanmaraş depre- minde de etkin rol oynamış ve çok sayıda deprem haberini okuyucusu ile bu- luşturmuştur. Deprem felaketinin yaşandığı günü “Asrın Felaketi” manşetiyle yansıtan Sabah, ikinci günden itibaren tıpkı Hürriyet gazetesinde olduğu gibi 6 gün boyunca logosunu siyah renkle değiştirerek yayın yapmıştır. İlk üç gün özellikle kurtarılma görüntüleri ve dayanışma mesajı veren ifadeler kullanan gazetenin dikkat çeken bir başka yönü ise manşet içerik ne olursa olsun istis- nasız Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görselini ana sayfada kullanmış olmasıdır. Sa- bah gazetesi haber başlıklarında genel olarak iktidarı övücü bir dil kullanırken muhalefeti de eleştiren bir dil kullanmayı tercih etmiştir. Tablo 4. Deprem sonrasında Cumhuriyet gazetesinin yayımladığı haberlerin başlıkları Tarih Haberin Manşeti Haberin İçeriği 1 7.02.2023 Yüzyılın Felaketi Depremin büyüklüğüne ilişkin haber Devletin depremzedeye yetişemediği 2 8.02.2023 Ses Var Devlet Yok yetersiz kaldığı haberi İnternet kesintileri ve iletişim ağının 3 9.02.2023 Vicdansız Karartma kesilmesine yönelik eleştiriler 4 10.02.2023 Mucizelerden Vazgeçmeyin Mucize Kurtuluş haberi Cumhurbaşkanlığı sistemine yönelik 5 11.02.2023 Tek Adam Enkazı eleştiri 6 12.02.2023 Yüzyılın Dayanışması Yardımlaşmaya yönelik haber Yurtlarından çıkarılan üniversite İktidarın Gücü Öğrenciye 7 13.02.2023 öğrencileri ve uzaktan eğitime geçiş Yetti eleştirisi Yetkililerin istifa etmediği, suçu 8 14.02.2023 31 Bin Cana Sıfır İstifa müteahhitlere yıkmaya çalıştıklarına ilişkin haber Enkaz altında insanlar varken, 9 15.02.2023 Can Pazarında İnşaat Sözü hükümetin aynı fay hattına inşaat yapma sözü eleştirisi Eleştirilere sert yanıt veren hükümet İstifa Etmiyorlar Tehdit 10 16.02.2023 ve kimsenin sorumluluk almadığı Ediyorlar haberi Milletin Parası İle Millete Genel yardım seferberliğinde kamu 11 17.02.2023 Bağış kurumlarının yardım yapması eleştirildi ETKİLEŞİM 205 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL Cumhurbaşkanlığı sistemine yönelik 12 18.02.2023 Zihniyet Enkazı eleştiri Üniversitelerde eğitime ara verilip Üniversiteye Yok Diyanet’e öğrenci yurtları boşaltılırken, diyanetin 13 19.02.2023 Var yatılı kuran kurslarını yüzyüze eğitime açması eleştirildi. 14 20.02.2023 Çürük Binaya Mahkûm Ettiler Konutların güvensiz olduğu haberi Hükümet yetkililerinin ortada bir sorun 15 21.02.2023 Bakanlardan Tam Saha İnkâr ve sorumlu yokmuş gibi davranmaları eleştirildi Eleştirilere sert yanıt veren hükümet 16 22.02.2023 Millet De Sizi Not Etti ve kimsenin sorumluluk almadığı haberi Hükümeti eleştiren medya organlarına 17 23.02.2023 Gerçeğe Sansür ceza verilmesine ilişkin haber Cezanın yanı sıra muhalif medya 18 24.02.2023 Kürsüde Tehdit Sokakta Çekiç gruplarına sokakta da saldırı olması haberi Felaketten Hiç Ders Tarım arazisine konut yapılmasına 19 25.02.2023 Almıyorlar yönelik haber Tarım arazisine konut yapılmasına 20 26.02.2023 Beton Sevdası Öldürdü yönelik haber Kızılay’ın çadırlarının Suriye’deki 21 27.02.2023 Cihatçıya Var Yurttaşa Yok cihatçılara gönderildiği haberi 22 28.02.2023 Yardımı Da Sattılar Kızılay’ın çadır sattığı haberi Kızılay’a yapılan yardımların Kızılay Kızılay’a Bağış Yandaşa Maaş 23 1.03.2023 çalışanlarına yüksek oranlı çift maaş Oldu olduğu haberi Çocuklar Kayıp Aileler 24 2.03.2023 Kayıp depremzede çocuklar haberi Perişan Kentsel dönüşüm ve taşımanın ranta 25 3.03.2023 Taşıma Bahane Rant Şahane yol açtığı haberi Siyasette Kartlar Tekrar 26 4.03.2023 6’lı masa ve siyaset haberleri Dağıtılıyor 27 5.03.2023 Millet İttifakı Formül Arıyor 6’lı masa ve siyaset haberleri Depremzedelerin çaresizliği ve 28 6.03.2023 AKP Enkazdan Çıkamadı hükümetin beceriksizliğine yönelik haberler 29 7.03.2023 Ve Milletin Adayı Kılıçdaroğlu 6’lı masa ve siyaset haberleri 30 8.03.2023 4159 Okul Çok Riskli Deprem riskine yönelik haber Tablo 4 ’te deprem sonrası Cumhuriyet gazetesinin otuz gün boyunca ya- yımladığı haberlerin başlıkları gösterilmektedir. Cumhuriyet gazetesi 6 Şubat tarihli Kahramanmaraş depremlerinin ardından araştırma kapsamında tutulan diğer gazetelerde olduğu gibi deprem haberlerine oldukça sık yer vermiştir. 206 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması Cumhuriyet gazetesi deprem sonrasındaki ilk sayısının sürmanşetinde “Kahra- manmaraş merkezli depremler Türkiye’yi yıktı” ifadesini kullanırken manşette “Yüzyılın Felaketi” başlığını tercih etmiştir. Diğer gazetelerden farklı olarak ana sayfasında ufak bir karikatüre yer veren gazete, sismograf etrafında toplan- mış kişilerin ölçeğe odaklandığını, ancak hemen yanında duran sayfalar dolusu uyarılara kimsenin bakmadığını anlatmaya çalışmıştır (Cumhuriyet, 7 Şubat). 8 Şubat tarihinde devletin enkaza ve depremzedeye yetişemediği eleştirileri ve askerin olaya dahil edilmesi konusunda geç kalındığının altı çizilen ifadeler kullanılmıştır. Depremin ilk günlerinde yaşanan ve özellikle Twitter ve TikTok gibi sosyal paylaşım mecralarını etkileyen kesintilerle ilgili olarak da “Vicdan- sız Karartma” başlığını kullanmıştır (Cumhuriyet, 9 Şubat). Gazete haberlerinde özellikle deprem sonrası krizin yönetimi konusunda hükümetin yetersiz kaldığı konusunda eleştirilerde bulunmuştur. Nitel verilere ilişkin genel bulgular Çalışmanın bu bölümünde örneklem kapsamında ele alınan gazetelerin Kahramanmaraş Depremi sonrasında yayımladıkları haberler, nicel analizde elde edilen bulgular ile haberlerin içerikleri ve yoğunlukları göz önünde bulun- durularak dört kategoriye göre nitel analize tabi tutulmuştur. Depremde yıkılan binaların sorumlularının haberlerde sunumu Kahramanmaraş depreminde yaşanan yıkımın ve can kaybının yüksek ol- masının temel sebebi, vatandaşların oturdukları binaların depreme dayanıksız olması ile açıklanmaktadır. Ancak burada “suçlu” olarak sunulan binalar değil, binaları yapanlardır. İnceleme kapsamında tutulan gazeteler depremde yıkılan binaların sorumlularına yönelik yapmış oldukları haberleri okuyucuya farklı bi- çimlerde sunmuşlardır. Örneğin Cumhuriyet gazetesinde bu durum, kamu gö- revlilerinin gerekli ve yeterli denetimi yapmaması, binaların yapımı sırasında ve sonrasında kontrollerin standartlar seviyesinde olmaması ve netice itiba- riyle bu sonuçtan hiçbir kamu görevlisinin sorumluluk almaması olarak sunul- muştur. Sabah gazetesinde ise devlet yetkililerinin bu durumda sorumluluğu olma- dığı özellikle belirtilmeden, doğrudan sorumluların binaları inşa eden müte- ahhitler olduğu şeklinde haber yapılmasıyla ispat edilmeye çalışılmıştır. Hatta bunun ötesinde “kaçan” müteahhitleri devletin yakaladığı haberlerine sıklık- la yer verilmiştir. Bir başka hedef gösterme de muhalif politikacılara yönelik olmuştur. Eski binaların yenilenmemesinin sebebi olarak kentsel dönüşüme itiraz eden kişi ve gruplar sorumlu tutulmuş, binaların bu yüzden yenileneme- diği ve can kaybının bu yüzden arttığı sürekli olarak gazetelerde öne çıkarılan husus olmuştur. Hürriyet gazetesinde yayımlanan haberlere bakıldığında depremde yıkılan binalara yönelik bir sorumlunun gösterildiği haberlere rastlanılmamakla birlik- te müteahhitlerin “kaçarken yakalandığı” haberlere de yer verildiği görülmüş- tür. ETKİLEŞİM 207 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL Depremde yıkılan binaların sorumlusunun kim olduğuna yönelik basında çıkan haberlerin genel değerlendirmesi yapıldığında, “sorumlunun” içeriği su- nan basın organına göre değişiklik gösterdiği açık bir şekilde görülmektedir. Politik veya ideolojik olarak gazetenin bulunduğu yerde sorumlu her zaman “karşı” taraf olarak sunulmuştur. Bu durum basının tarafsızlık ilkesine de aykırı bir tavır olarak değerlendirilebilmektedir. Deprem haberleri ile ilgili görsel kullanımı ve sunumu Doğal afet durumlarında yaşanan gazetelerdeki görsel kullanımı, deprem durumunda da genel itibariyle özelliğini korumuştur. Genel olarak bakıldığın- da mucize kurtuluş görüntüleri gerek televizyon ve gerekse yazılı basında öne çıkan ilk haber görselleri olarak öne çıkmaktadır. Afetin ilk yaşandığı günlerde genellikle afetin yıkımına ilişkin bilanço verileri ve enkaz altından kurtuluş gö- rüntüleri aktarılırken, sonraki günlerde basın organının ideolojik yaklaşımına göre haber içeriklerinde olduğu gibi görsel kullanımında da değişiklik gözlem- lenmiştir. Örneğin Sabah gazetesi manşet haberlerinin neredeyse tamamında Cum- hurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraflarına diğer gazetelere göre daha fazla yer ver- miştir. Çoğu zaman bir depremzedeye sarılırken, acısını paylaşırken şeklinde olan görsellerde genellikle çocuklar ve yaşlılar kullanılmaktadır. Cumhuriyet gazetesinde ise bu durum daha farklı şekilde görülmektedir. Gazetelerdeki görseller çoğunlukla haber ile doğru orantılı verilmiş içerikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak değerlendirildiğinde eleştirel ha- berlerde cumhurbaşkanının görseli kullanılmamış olup, çoğunlukla enkaz ve mağdur depremzede görüntüleri öne çıkmaktadır. Haber fotoğraflarında daha çok depremin büyüklüğü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Burada dikkat edilen bir başka husus ise aynı oranda muhalif diğer politikacıların da görsellerine yer verilmemiş olduğudur. Kısacası haber içeriğindeki konuya ilişkin bölgenin veya bölgede yaşayan depremzede vatandaşların görselleri kullanılmıştır. Bu da eleştirinin politikacılar üzerinden değil, olaylar veya eylemler üzerinden ya- pıldığını göstermektedir. Hürriyet gazetesinde ise mesajın veya haberin içeriğine göre kullanılan gör- sellerde, popülist bir söylem ifade eden görseller kullanılmamaya çalışılmıştır. Öyle ki muhalif belediyelerin de iktidar partisine ait belediyelerin de yardımla- rı, politikacıların görselleri ile değil yapılan yardımların içerikleriyle anlatılma- ya çalışılmıştır. Bu durum haberin içeriğine odaklanıldığını ve politik popülist yaklaşımlardan uzak kalınmaya çalışıldığını da göstermesi açısından önemlidir. Gazetelerin deprem haberlerinde iktidar ve muhalefetin kullandığı dili sunum şekli Medya organizasyonu içerisinde en önemli konulardan birisi haberde dilin kullanımıdır. Dil haberlere birtakım özellikler kazandırmakla birlikte bazı sınır- lamaları da beraberinde getirmektedir. Haberde hız önemli olmakla birlikte 208 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması haber yazımında kısa sade ve okuyucunun anlayacağı bir dil kullanılması gerek- mektedir. Haber metinlerinde yazım kurallarına dikkat edilerek haber yazım teknikleri haberlerde uygulanması gereken en önemli konular arasında bulun- maktadır. Haberde okuyucu hedef kitle göz önünde bulundurularak seçilen dilin ona göre belirlenmesi gerekmektedir. Haber belirli bir eğitimden geçmiş muhabirler tarafından haber toplama ve yazma kurallarına göre yazılması ge- reken çok önemli bir uğraştır. Haberin toplama ve yazım sürecinde muhabirin tarafsız olması önemli ol- makla birlikte haberin yayınlanacağı kitle iletişim araçlarının yayın politikaları ve sahiplik yapıları da o haberin kamuoyu ile paylaşım sürecinde çok etkili ol- maktadır. Muhabir tarafından oluşturulan haber dili kitle iletişim aracının yayın politikalarına göre dizayn edilmekte, edilmediyse editör tarafından müdahale edilerek yayına sunulmaktadır. Haber yazarken dilin kullanımı belirli etik ilkeler çerçevesinde ortaya konulması gerekirken yukarıda anlatılan süreçlerin buna engel olduğunu düşünülmektedir. Araştırmada deprem haberleri incelenirken gazetelerin deprem haberle- rinde iktidar ve muhalefetin kullandığı dil hedef kitleye sunulurken farklılıklar gözlemlenmiştir. Gazeteler genel olarak haber toplama ve yazma süreçlerinde habercilik kurallarını göz önünde bulundurarak haberleri yazmış ve hedef kit- lelerine ulaştırmaya çalışmışlardır. Haber yazım ve dil bilgisi teknikleri ile ilgi- li haberlerde olumsuzluklar gözlemlenmemiştir. Haberlerde başlık, spot, ara başlık gibi haber yazma tekniklerinde aranan özellikler bulunmaktadır. Haber- lerde fotoğraflar kullanılmakla birlikte haberi yazan muhabirin imzası atılmış- tır. Cümleler sade ve anlaşılır bir şekilde hedef kitleye sunulmaya çalışılmıştır. Haberlerin yazımında dikkat çeken en önemli ayrıntılardan biri ise haber dili kullanılırken gazetenin yayın politikasına göre hareket edilmiş olmasıdır. Çün- kü haberde kullanılan sözcük seçimleri kitle iletişim araçlarının ideolojik tavrını da yansıtmaktadır. Örneğin Hürriyet gazetesi deprem haberlerinde daha sade bir dil kullanmaya çalışmıştır. Özellikle deprem haberlerinde iktidar ya da mu- halefetin dilini olduğu şekliyle vermiştir. Sabah gazetesi ise deprem haberlerinde iktidar yanlısı muhalefet karşıtı bir dil kullanmayı tercih etmiştir. Deprem haberlerinde iktidar yöneticilerinin mu- halefete yönelik kullandıkları dili daha da sertleştirerek okuyucuya sunmaya çalışmıştır. Bu anlamda özellikle haber başlıklarında kullanılan dil dikkat çek- mektedir. “Dönüşüm Karşıtları İskenderun’u Yıktı, CHP Dönüşüme Karşı Çıktı Tehlike Büyük, Her Girişimi CHP Engelledi, Yıkım Kafası” gibi haber başlıkları bunlardan bazıları arasında bulunmaktadır. Sabah gazetesinin deprem haber- lerinde iktidara yönelik dili kullanımı ve okuyucuya sunum şekli ise daha yumu- şak ve iktidarı övücü şekildedir. Aynı zamanda Sabah gazetesi deprem haber- lerinde muhalefeti olumsuz şekilde hedef gösterici bir dil kullanmayı da tercih etmiştir. İktidarı övücü haber başlıkları arasında “Eşsiz Dayanışma, Yaralar Sa- rılıyor, Hiç Kimseyi Sokakta Bırakmayacağız, Asrın Dayanışması 106 Milyar Lira, İşte Örnek Dönüşüm” bulunmaktadır. ETKİLEŞİM 209 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL Cumhuriyet gazetesinin deprem haberlerinde, iktidar ve muhalefetin kullandığı dili sunum şekli ise genellikle haberlerinde iktidarı suçlayıcı bir dil kullanmayı tercih etmiştir. Gazete deprem öncesinde ve sonrasında iktidarın görevini doğru yapamadığını, devletin organlarının deprem bölgesine müda- halede çok geç kaldığını ve tüm süreçlerin yanlış yönetildiğini sert bir dille haberlerinde eleştirmiştir. İktidarı eleştiren haber başlıkları arasında “Ses Var Devlet Yok, Bin Cana Sıfır İstifa, İstifa Etmiyorlar Tehdit Ediyorlar, Bakanlardan Tam Saha İnkâr, Beton Sevdası Öldürdü, Yardımı da Sattılar” bulunmaktadır. Cumhuriyet gazetesi deprem haberlerinde, muhalefeti daha çok iktidarın po- litikalarını eleştiren bir şekilde sunmakla birlikte muhalefetin elinde bulunan büyükşehir belediyelerinin yaptığı yardım çalışmalarını olumlu bir şekilde oku- yucusuna sunmaya çalışmıştır Depremde gazetelerin yardım haberlerini sunumu Kahramanmaraş depremi sonrasında medyanın en fazla haber yaptığı ko- nulardan birisi de yapılan yardımlar olmuştur. Her afet sonrasında oradaki hayatı normale döndürebilmek ve bu afetten etkilenen insanların yaralarını sarabilmek için kamu ve özel kuruluşlarla birlikte tüm vatandaşlar deprem böl- gesine akın akın yardım etmeye çalışmaktadır. Kahramanmaraş depreminde de tüm kamu, özel kuruluşlar ve vatandaşlar bölgeye yardım yapabilmek için büyük bir çaba göstermişlerdir. Bu yardımların toplanma, gönderilme ve dağıt- ma şekli medya tarafından en fazla ele alınan konulardan birisi olmuştur. Bir taraftan medyada, deprem bölgesine yardım yapılması konularını işlenirken bir taraftan da yardımın toplanma, gönderilme ve dağıtılma şekline yönelik eleştirilerde bulunulmuştur. Araştırma kapsamında tutulan gazetelerden biri olan Hürriyet gazetesi, bölgeye yardım yapılması konusunda haberler yaparak kamu ve özel kuruluş- ları yardıma davet etmiştir. Gazete yardım toplamanın belirli bir düzen içerisin- de yapılması gerektiği konusunda önerilerde bulunmuştur. Yardımın bölgeye ulaştırılması ile ilgili haberlerinde ise bazı noktalara yardımın ulaşması nok- tasında sıkıntılar yaşandığını haberlerinde sunarak, yardım tırlarının bölgeye ulaşamadığına yönelik sorunlar yaşandığına değinilmiş ve yönlendirme yapma- ya çalışılmıştır. Bölgeye yardımların gönderilme şekline ve burada bir sistem oluşturulması gerektiğine yönelik haberlere de yer veren Hürriyet gazetesi, yardımların dağıtılma şekliyle ilgili bilgilere de yer vermiştir. Depremin üçüncü günü 8 Şubat’ta “Dev Bir Çaresizlik” manşetiyle Hürriyet muhabirlerinin olay yerindeki gözlemlerini ve halkın çaresiz bekleyişlerini öne çıkarmış, sürman- şette ise “Güzel Ülkenin Güzel İnsanları” ifadeleriyle gönderilen yardımlara dikkat çekmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaşlı bir kadın depremzedeye sa- rılmış fotoğrafıyla birlikte “Her Aileye 10 Bin TL” yardım yapılacağı, deprem- zedelerin Antalya’da otele yerleştirildikleri ve deprem bölgesinde vergilerin ertelendiğine ilişkin devlet yardımlarını gösterir haberler yer almıştır (Hürriyet, 9 Şubat 2023). 23 Şubat tarihinde “Örnek Olsun” manşetini kullanan Hürriyet, Malatya Büyükşehir Belediyesinin kapalı alana kurduğu çadırkenti, Konya’da 210 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması vatandaşların kendi evlerini depremzedelere vermelerini, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bölgeye seyyar tuvalet, duş, berber ve çamaşırhane hizmeti götürdüğünü ve bölgeye kurulan konteynerler ile gönderilen diğer yardımları öne çıkarmıştır (Hürriyet, 23 Şubat 2023, “Örnek Olsun” başlıklı haber). Burada dikkat çeken husus AK Partili Malatya Büyükşehir Belediyesi ile CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni örnek olarak sunması ve eşitlikçi bir dil kullanması ol- muştur. Gazetenin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan’ın “Felaketin Göbeğin- de Çadır Satmak da Nedir” başlıklı yazısı da dikkat çekicidir. Yardım kuruluşu olan Kızılay’ın, depremzedelere yardım götürmek isteyen AHBAP derneğine çadırları para karşılığında satması gündemde konuşulurken, bu konu Hürriyet gazetesinde yer almamış ancak bu tarihte Ahmet Hakan’ın köşe yazısında “ya- dırgatıcı” olarak tarif edilmiştir (Hakan, 27 Şubat 2023, “Felaketin Göbeğinde Çadır Satmak da Nedir” başlıklı haber). Sabah gazetesinde de deprem bölgesine yapılan yardımlar ile ilgili sıkça ha- berler yapıldığı görülmektedir. Yapılan yardımlarda dikkat çekilen haberlerde özellikle devletin destekleri ve ekonomik yardım sözleri öne çıkarılmıştır. Yar- dım kampanyaları ve destekler için “Asrın Kampanyası” (14 Şubat 2023, s. 1) ve “Asrın Dayanışması” (15 Şubat 2023, s. 2) ifadelerini kullanan gazete, ana say- fasında “asrın” ifadelerine sıkça yer vermiştir. İlk bir haftalık sürede öncelikle devletin (hükümetin) yardımlarını, birlik ve beraberlik, yardımlaşma gibi pozitif duyguları öne çıkaran gazete, sonrasında kullandığı dili ve üslubu sertleştirme- ye ve hedefi değiştirmeye başlamıştır. Örneğin resmi kurum olmasa da hükü- metle ilişkili olan özel ve tüzel kuruluşların yardımlarını öne çıkarırken, kamu kurumu olan ancak başka partiye mensup belediyelerin çalışmalarını sert söz- lerle eleştirerek okuyucularına sunmuştur. Kızılay, AFAD gibi kuruluşların yar- dımları ile bazı özel şirketlerin yardım çalışmaları ve bağışlarını olumlu ifadeler (13 Şubat 2023, s. 1) ile sunarken, muhalefetin yardım çalışmalarını, kolilerin üzerinde belediyenin logosu olduğu gerekçesiyle “Yardımın Batsın” şeklinde okuyucuya aktarmıştır (15 Şubat 2023, s. 1). Sabah gazetesinde özellikle İstan- bul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ile Hatay, Mersin ve Adana gibi büyükşehir belediyelerinin deprem bölgelerindeki yar- dımlarına 30 günlük süre içerisinde yer verilmediği görülmüştür. Gazete muha- lefetin yaptığı yardımları daha çok sert ve olumsuz bir dil kullanarak sunmaya çalışmıştır. Bunun dışında Sabah gazetesi de haberlerinden depremde yıkılan binaların sorumlusu olarak müteahhitleri göstermiştir. Cumhuriyet gazetesinde de deprem bölgesine yapılan yardımlar ile ilgili sıkça haberler yapıldığı görülmektedir. 12 Şubat tarihli sayısında yardımlara ve yardımlaşmalara vurgu yapan görseller kullanmış, yüzyılın afeti ifadelerine at- fen “Yüzyılın Dayanışması” manşetiyle çıkmıştır (Cumhuriyet, 12 Şubat). Çeşitli zamanlarda gündeme gelen deprem vergileri ve toplanan paraların nerede ol- duğu sorusu depremin onuncu gününde yine gündeme getirilmiştir. Haberde 1999 yılında toplanmaya başlanan özel iletişim vergisi bilinen adıyla deprem vergisinin 37 milyar doları bulduğuna dikkat çekilmiştir (Cumhuriyet, 16 Şubat). Şubat ayının son günleri ile Mart ayının ilk günlerindeki gündem Kızılay’ın ye- ETKİLEŞİM 211 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL tersiz kaldığı ve özellikle de çadırlarını parayla sattığının ortaya çıkması olmuş- tur. Sonuç Türkiye’deki deprem felaketinin ardından yapılan bu çalışmada Hürriyet, Sabah ve Cumhuriyet gazetelerinin olayları sunuş biçimleri, van Dijk’ın “Bilişsel Yapı” yaklaşımı bağlamında incelenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre, ga- zetelerin odak noktalarının depremdeki kurtuluş hikâyeleri ve yardım haber- leri olduğu da açıkça görülmektedir. Gazetelerin içinde bulunduğu topluluğun veya söylemin paydaşları tarafından oluşturulan, belirli bir iletişimsel amaca hizmet eden stratejilerin yansıması olarak ifade edebileceğimiz bilişsel yapı bağlamında değerlendirildiğinde, Hürriyet gazetesinin tarafsız bir yayın çizgisi izlediği, duygusal bağ kurabilecek içeriklere odaklandığı ve sorunun kaynağını vurgulayan bir perspektife sahip olduğu görülebilmektedir. Sabah gazetesi ise yaşanan felaketin öneminden ve bu felaketten ders çı- karılması gerektiği üzerine haberler yapmakla birlikte daha çok siyasi içerikli haberler üreterek ana muhalefet partisinin çalışmalarını eleştiren haberler yapmıştır. Gazete haberlerinde ana muhalefet ve muhalefet partilerinin yaptı- ğı yardımları eleştirerek depremdeki kayıpların nedenini muhalefete bağlama- ya yönelik haberler üretmiştir. Cumhuriyet gazetesi ise deprem ile ilgili haberlerinde genel olarak iktida- rı eleştirmiştir. Gazete, haberlerinde yapılan binaların herhangi bir denetime tabi tutulmadığına yönelik söylemlerde bulunarak bu felakette çok fazla can kaybı olmasını iktidarın yönetim zaaflarından kaynaklandığına bağlamıştır. Ay- rıca Cumhuriyet gazetesi haberlerinde kamu kurum ve kuruluşlarının deprem bölgesine çok hızlı ulaşamadığına yönelik eleştirilerde de bulunmuştur. Bu sonuçlar, bilişsel yapı bağlamında değerlendirildiğinde, bir topluluğun veya söylemi paylaşan bireylerin iletişimsel amaca hizmet etmek için kullan- dığı stratejileri yansıtan ve gelenekselleşmiş sosyal bilgiyi de içeren bir düzen ve tekrarlayan yapılar olduğunu göstermektedir. Bilişsel yapı, aynı zamanda uzman üyelerin gelenekselleşmiş ve standartlaşmış düzenini yansıtırken, oku- yucunun metne karşı kişisel tepkisiyle ilgili olan şema yapısından farklıdır. Bu şekilde bilişsel yapı yaklaşımı, gazetelerin dil ve sunum tercihlerinin sadece bireysel tercihlerden ziyade belirli bir topluluğun veya sahiplik yapısının etki- sini yansıttığını vurgulamaktadır. Bu sonuçlara göre Sabah gazetesinin bilişsel yapısı, hükümet taraftarı popülist bir yayın izlemesi nedeniyle belirli bir söyle- mi ve topluluğu yansıttığını göstermektedir. Yine Cumhuriyet gazetesinde de hükümet karşısı bir yayın politikası belirlendiği tespit edilmiştir. Hürriyet gaze- tesinde ise deprem ile ilgili yayımlanan haberlerde araştırma kapsamında tu- tulan diğer iki gazeteye göre daha tarafsız davranmaya çalıştığı görülmektedir. Yapılan çalışmada gazetelerin yayın politikalarının bilişsel yapıyı etkilediği görülmektedir. Gazeteler rutin haberlerini oluştururken nasıl ki yayın politika- 212 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması larına göre hareket ediyorlarsa yaşanan bir afette de bu yayın politikalarından tam anlamıyla bağımsız kalamamışlardır. Bu durum gazetecilik meslek etiği ve gazetecilik meslek ilkeleri açısından değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Çünkü gazete kamuoyuna karşı bir sorumluluğa sahiptir. Eğer bu sorumluluğu yerine getiremeyip, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederse gazetecilik meslek ilkelerine aykırı davranmış olacaktır. Çalışmada incelenen üç gazetenin de bu gazetecilik meslek ilkelerini tam olarak yerine getiremediği görülmek- tedir. Gazeteler, yaşanan bir toplumsal olay ya da ulusal çıkarlar konusunda kendi çıkarlarını değil o ulusun çıkarlarını göz önünde bulundurmaları gerek- mektedir. Kendi çıkarları doğrultusunda ya da yayın politikaları doğrultusunda hakaret ettikleri müddetçe kamu yararını gözetleyemezler. Sonuç olarak bugün kitle iletişim araçları, kitlelere riskle ilgili bilgileri doğ- ru, etkili ve sürekli bir şekilde iletmek için daha fazla görev ve sorumluluk üst- lenmektedir. Bu iletişim araçları, kitlelere seslenme amacıyla faaliyet gösteren üretim ve hizmet sunumuyla ilgilenen bir tercih alanı değil, bir gereklilik olarak faaliyet göstermektedir. Medya, bu bağlamda depremle ilgili olarak sadece fe- laketle ilgili bilgi vermekle kalmaz, aynı zamanda depremle ilgili öngörüler, risk analizleri ve zararları azaltmaya yönelik bilgilendirici ve davranış geliştirmeye yönelik iletişimi sağlama gibi bir işlev ve sorumlulukla da yükümlüdür. Temel amaç, risk altındaki kişilerin risklerin farkında olmalarını sağlayarak bilinçli ka- rarlar almalarını teşvik etmektir. Medyanın deprem haberleştirme uygulama- ları, depremi bir risk olarak ele alarak bireysel ve toplumsal düzeyde zararları en aza indirgemeye yönelik hazırlıkların yapılmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle, medyanın depremle ilgili ilgisi, sadece bir afetin meydana gelmesiy- le değil, riskle ilgili iletişimi yapma amacıyla da olmalıdır. Depremler Türkiye için önemli bir gerçeklik ve en önemli risk kategorilerinden biridir. Bu nedenle, toplumun bir deprem riskiyle ilgili farkındalık kazanması ve bilinçlenmesi, risk yönetimi çalışmalarının en üst sıralarında yer almaktadır. Bu çalışmada, geleneksel medyanın önemli temsilcilerinden Hürriyet, Sa- bah ve Cumhuriyet gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasındaki otuz günlük tutumları değerlendirilmiştir. Çalışmada, depremin ülke gündemine girdiği tarih ile gündemden düşmeye başladığı zaman arasında karşılaştırmalı bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma sonucunda geleneksel medyanın risk iletişimindeki rolünü derinlemesine sorgulayan farklı risk kategorileri ve iletişim araçları bağlamında yapılan araştırmalara ihtiyaç duyulduğu görül- mektedir. Araştırmanın bulgularının, gazetelerin depremle ilgili risk iletişimi odaklı bir perspektif kazanmalarını teşvik edici nitelikte olması ve haberlerde kullanılan dilin toplumsal birleştirici olması gereken zamanlarda ayrıştırıcı ve ötekileştirici olmaması yönünde dönüşmesi umut edilmektedir. ETKİLEŞİM 213 Mehmet ÖZDEMİR, Taylan MARAL Kaynakça Aziz, A. (1990). Araştırma yöntemleri-teknikleri ve iletişim. İLAD. Başkut, C. (1967). Gazetecilik dersleri. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü Yayınları. Biber, A. (2002). Bir halkla ilişkiler politikası olarak sosyal sorumluluk anlayışı. Gazi İletişim Dergisi, (15), 131-150. Cartwright, D. (1988). Analysis of qualitative material. Revija za Sociologiju, 19, 87- 112. Cohen, B.C. (1963). The press, the public and foreign policy. Princeton University Press. Cumhuriyet. (7 Şubat-8 Mart 2023). Fairclough, N. (2010). Critical discourse analysis: The critical study of language. Rout- ledge. Hodge, R., & Kress, G. (1988). Social semiotics. Cornell Uniersity Press. Hohenberg, J. (1963). Gazetecilik mesleği. Gazeteciler Cemiyeti Yayınları. Hürriyet. (7 Şubat-8 Mart 2023). Markoff, J., Shapiro, G., & Weitman, S. R. (1975). Toward the integration of content analysis and general methodology. Sociological methodology, 6, 1-58. Marx, K., & Engels, F. (1975). Collected works. Internaional Publishers. Oktar, L. (2002). Gazete söyleminde ideolojik yapılar. S. Yağcıoğlu (Haz.), 1990 son- rası laik-antilaik çatışmasında farklı söylemler: Disiplinlerarası bir yaklaşım içinde (ss. 37-52). Dokuz Eylül Yayınları. Punch, K., F. (2005). Sosyal araştırmalara giriş: Nicel ve nitel yaklaşımlar. (D. Bayrak, H. B. Arslan & Z. Akyüz Çev. ). Siyasal Kitabevi. Sabah. (7 Şubat-8 Mart 2023). Saussure, L. de. (2005). Manipulation and cognitive pragmatics: Preliminary hy- potheses. Saussure, L. de ve Schulz, P. (Ed.), Manipulation and ideologies in the twentieth century: Discourse, language, mind (ss. 113-145). Benjamins Publishing Company. Shaw, D. L., Maccombs, M., Weaver, D. H, & Hamm, B. F. (1999). Individuals, groups and agenda-melding. Internatıonal Journal of Public Opinion Research, 11(1), 2-24. Timisi, N., & Dursun, Ç. (2003). Medya ve deprem: 17 Ağustos 1999 depreminin med- yada temsili. RTÜK Yayınları. Ülkü, G. (2004). Söylem çözümlemesinde yöntem sorunu ve van Dijk yöntemi. Ç. Dursun (Der.), Haber, hakikat ve iktidar ilişkisi içinde (ss. 371-399). Elips Yayınları. van Dijk, T.A. (1977). Text and context. Longman. 214 ETKİLEŞİM Yıl 6 Sayı 12 Ekim 2023 ‘Hürriyet’, ‘Sabah’ ve ‘Cumhuriyet’ gazetelerinin Kahramanmaraş depremi sonrasında bilişsel yapı bağlamında karşılaştırılması -------------- (1988). News analysis: Case studies of international and national news in the press. Hillsdale. --------------- (2011). Discourse and ideology. Sage Publications. --------------- (2014). Discourse and knowledge: A sociocognitive approach. Cambridge University Press. Wetherell, J. L., Gatz, M., & Pedersen, N. L. (2001). A longitudinal analysis of anxiety and depressive symptoms. Psychology and aging, 16(2), 187. https://doi. org/10.1037/0882-7974.16.2.187 Zeyrek, D. (2020, 7 Eylül). Gazetecilik tam da budur. Sözcü. 17 Nisan 2023 tarihinde https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/deniz-zeyrek/gazetecilik-tam-da-bu- dur-5646181/ adresinden erişilmiştir. Etik Kurul Onayı: Etik kurul onayına ihtiyaç bulunmamaktadır. Çıkar çatışması: Çıkar çatışması bulunmamaktadır. Finansal destek: Finansal destek bulunmamaktadır. Yazar katkı oranı: Mehmet Özdemir (%50), Taylan Maral (%50). Ethics committee approval: There is no need for ethics committee approval. Conflict of interest: There are no conflicts of interest to declare. Financial support: No funding was received for this study. Author Contribution Rate: Mehmet Özdemir (50%), Taylan Maral (50%). ETKİLEŞİM 215